agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Ağaçlar > Meyve Ağaçları > Sert Kabuklu Meyveler




Reklam


Beğeni Düzeni6Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 10-08-2006, 19:32   #1
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,516
Galeri: 99
Antep fıstığı yetiştiriciliği

ANTEP FlSTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ

ANTEP FISTIĞI BAHÇE TESİSİ
1 . Çöğürleri tesis yerlerine şaşırtma

Çukurların işaretlenmesi ve açılması
Araziye kaç metre dikim aralığı verilecekse enine ve boyuna olarak çizilir. Çizgilerin birbirlerini kestikleri yerler çukurların açılacakları noktalardır. Antep fıstığı çöğür anacı ile kurulan tesislerde sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri kıraç yerlerde 10-12 metre taban arazilerde ise 8-10 metre olmalıdır.

Açılacak çukurların geniş ve derin olması, kök aksamlarının gelişebilmesi için önemlidir. En uygun fidan çukuru boyutları 50 x 50 x 50 cm. ebadında olmalıdır. Traktörün kuyruk miline bağlanan burgu ile açılan çukurların dip kısımları ve kenarları çok sertleştiğinden, fidan kökleri gelişebilmesi için bu kısımların mutlaka yumuşatılması gerekir.

Çöğürlerin dikimi
Çöğürlerin yaralı kısımları kesilir, hafif bir kök tuvaleti yapılır. Çukur başına 3 kg yanmış çiftlik gübresi, 200 gr P205 üst toprakla karıştırılarak çukurun taban kısmına konulur. Çiftlik gübresin;n kesinlikle yanmış olması gerekir. Dikimde, çöğürün toprak üstünde kalan kısmı, söküm seviyesi ne ise o şekilde olmalıdır. Hemen dikimden sonra can suyu verilir.

Çöğürleri dikerken kazık kök kesilmemelidir. Çöğür dikimi kışı sert geçmeyen bölgelerde sonbaharda, kışı çok karlı ve donlu geçen bölgelerde ise ilkbaharda yapılmalıdır.

2. Yeni Tesislerde Birinci Yıl Bakımları

Antep fıstığı genellikle kıraç alanlarda yetiştirilmektedir. Bu nedenle topraktaki besinlerin alınması ve muhafazası ancak iyi bir toprak işlemekle mümkündür.

Çöğürlerin dikimini mütakip yağmurların kesilmesinden sonra, ilkbaharda ve sonbaharda kontur sürümleri yapılarak, çöğürlerin etrafı çapalanır. Nisan, Mayıs aylarında sıcaklık fazla artmadan çöğürlerin evcikleri yapılmalıdır.

Kurak ve sulama imkanı olmayan yerlerde dikilen çöğürlerin tutmasını sağlamak, bunların etrafında rutubetli serin bir ortam yaratmak ve ayrıca ilkbahardaki taze sürgünleri güneş yanmalarından korumak için evcik yapılması zarureti vardır. Evcikler taş veya tahta parçası ile yapılır. Taşların üzeri toprakla kapatılmaz ise güneşin sıcaklığı ile ısınan taşlar çöğürün gelişmesi üzerine olumsuz etki yapar.

Evcikler Iki Şekilde Yapılabilirler

Birincisi; üç yönü ve üzeri kapalı, sadece kuzey yönü açıkolarak yapılır. Bunlarda kışın kuzey tarafı kapatılır, güney tarafı açılır ve kış soğuklarından zararlanmaları önlenir (Şekil 1 ).

İkincisi; dört yönü kapalı sadece üzeri açık ters çevrilmiş huni şeklinde olan evciklerdir. Bu evcik şekli genellikle Şanlıurfa bölgesinde yaygın olarak yapılmaktadır.

Yaz ayları çok sıcak geçen bölgelerde evciksiz çöğür düşünülemez. Aksi halde, Temmuz ve ağustos ayı sıcaklıkları çöğürleri kurutmaktadır. Sonbaharda yaprak dökümünden önce kuruyan dallar ayıklanır, gövde ve dip kısımlarından çıkan istenmeyen taze sürgünler tırnak bırakılmadan kesilir.

http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k1.jpg
Şekil 1. Antep fıstığı çöğürü evciği.

3. İkinci Yıl Bakımları

Birinci yılda yapılan bakım işleri tekrar yapılır. Tutmayan çöğürlerin yerlerine ilkbaharda yenileri dikilir. Tutan çöğürlerin evcikleri ikinci yılın sonbaharında kaldırılır. Yeniden dikilen çöğürlerin ise tekrar evcikleri yapılır.

4. Üçüncü Yıl Bakımları

Birinci ve ikinci yılda uygulanan bakım işleri aynen tekrarlanır. Çöğürler baş parmak kalınlığını aldığı zaman aşı yapılmalıdır. Bu süre yıllık çöğürlerin dikiminden 3-4 yıl sonra olmaktadır.

ANTEP FISTIĞI ANAÇLARININ AŞIYA HAZIRLANMASI VE AŞILAMA TEKNİĞİ

Antep fıstığı anaçları tek gövdeli ve (Ocak halinde) olarak iki kısımda bulunmaktadır. Güney Doğu Anadolu Bölgesinde aşı hazırlığı sonbaharda başlayıp, Mart ayı başına kadar devam eder.
Bazı yerlerde budama, aşı işlemi ile beraber yapılmaktadır. Bu da hatalıdır. Ağaca su yürümeden yani ilkbahardan önce budama işlemi mutlaka bitirilmelidir.

Budama balta ve tahra kullanılmayıp, el testeresi veya motorlu testere kullanılmalıdır. Bir kısım üretici, testerelerin ağacı yaktığı iddia ederek, tahra kullanmayı önermektedirler. Bunun gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.

A- Ocak halindeki anaçların aşıya hazırlanmasında dikkat edilecek hususlar:

1-Genellikle bir ocakta yirmi gövdecik bulunabilir. Budama mevsiminden önce ocak çevresindeki topraklar çapa ile temizlenerek, gövdeciklerin çıkış yerleri ortaya çıkarılır.

2- Bu gövdeciklerden, düzgün, pürüzsüz ve 2-4 cm çapında olabilenlerden 3-5 tanesi bırakılarak, diğerleri testere ile ana gövdeyle birleştikleri yerden çıkarılırlar.

3- Melengiç ağaçlarında aşılar çok yükseğe yapılmaz. Genel olarak aşı yeri topraktan 30-50 cm. yukarıdadır. Budama döneminde, aşı yapılacak düzgün bir yer belirlenerek, buraya kadar olan yan dallar gövdecikle kesiştiği yerden makas veya testere ile kesilir.

4- Aşı yapılacak yerin üzerindeki dalların hepsini budama mevsiminde kesmek hatalıdır. Gövdecikte su hareketini ve böylece anacın daha iyi kabuk kaldırmasını sağlamak için her gövdecikte birkaç tane dal kalmalıdır. Aşı yapıldıktan sonra bu küçük dallardan sadece 1 tanesi bırakılıp, diğerleri kesilecektir.

B- Tek gövdeli anaçların aşıya hazırlanmasında dikkat edilecek hususlar

1-Ağacın taç genişliği ve gövde kalınlığı dikkate alınarak, budama 1-3 yıl içerisinde tamamlanmalıdır.

2- Gövdeden çıkan ana dallar budanmayıp, ağacın büyüklüğüne göre ikinci veya üçüncü derecedeki dallar budanmalıdır.

3- Kesilen her dalın ucunda mutlaka bir soluk dalı bırakılmalıdır. Aksi halde o dal kuruyabilmektedir.

4- Ağacın büyüklüğüne göre 1 veya 3 tane dal hafif azaltılarak dalların ucundaki soluk dalına ek olarak, ağacın soluk dalı olarak bırakılmalıdır.

5- Budanan ağaçların dallarından ilkbaharda, fazla miktarda taze sürgünler çıkar. Bu sürgünlerden, dalın kalınlığına göre 2-4 tanesi; çepeçevre dalı saracak şekilde bırakılarak, diğerleri Mayıs ayında temizlenmelidir. Böylece bu sürgünlerin gelişimi artar ve daha kısa zamanda aşıya gelirler. Eğer bu sürgünlerin hepsi de dalın ucunda bırakılıp, diğer kısmında hiç bırakılmazsa, dalın o yönünde kuruluk olacaktır.

Ayıklama yapılınca sürgünlerin bazıları o yıl aşıya gelebilmektedir. Ama ertesi yılda hemen hemen tümü aşıya hazırdırlar. Aşılamada ağacın taç genişliğine göre aşı sayısı değişir. Aşı sayısının azaltmayıp, aşı yapılmak üzere bırakılan her sürgüne bir aşı yapılmalıdır.

C- Aşılama Tekniği:

Antep fıstığı aşılarında kalem aşısı kullanmayıp, göz aşıları kullanılmaktadır. Aşı ile ilgili yapılan çalışmalarda; Mart ayında tomurcukların kabarmaya başlamasından yapraklanmaya kadar olan devrede yongalı göz aşısının, Haziran ayında ise sürgün göz aşısının iyi netice verdiği bulunmuştur. Aşı kalemi alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar:

- Aşı kalemi pişkinleşmiş olmalı ve üzerinde meyve gözü bulunmamalıdır.

http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k2.jpg
Şekil 2. Taşlardan yapılmış evcik.

-Ağacın yan dallarının ucunda bulunan sürgünler aşı kalemi olarak alınmaz. Bu dallarda bulunan sürgünler, ağacın gelişimini ve gelecek yıllarda, ürün verecek olan yeni dalların oluşumunu sağlayacaklardır. Bu nedenle, aşı kalemleri gövdeye yakın olan yıllık sürgünlerden kesilmelidir.
http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k3.jpg
Şekil 3. Antep fıstıklarında salkım silkmesi.

- Uyur gözlerin uyanmasıyla doğrudan gövdeden çıkan sürgünler obur dallardır. Bunların gözleri olgunlaştığında aşı kalemi olarak kullanılmazlar.
Aşı kalemi alınacak damızlık ağaçlar, verimli ve iyi çeşitlerden olmalıdır.

- Sürgün göz aşısı için kullanılacak aşı kalemleri günün serin saatlerinde kesilmeli ve hemen yaprak sapının 1-1.5 cm si kalem üzerinde kalacak şekilde yaprak ayaları kesilmelidir.

- Uzak mesafelere gönderilen aşı kalemlerinin iki ucu ılık parafine batırılıp ambalajlanmalıdır. Antep fıstığı anaçlarına göz aşısı yaparken, dikkat edilecek en önemli nokta aşı bıçağının anacın odun kısmına değdirilmemesidir. Aksi halde reçine çıkar. Ve o aşı tutmaz.
  • Aşı yaparken önce (T) çizilir.
  • Sonra aşı kaleminden aşı gözü çıkarılır (Altı sivri üstü düz olacak şekilde).
  • Aşı gözünde büyüme konisi (öz) nin bulunmasına dikkat edilmelidir. Büyüme konisine sahip aşı gözü anaçta çizilen (T) ye yerleştirilir.
  • Hafif ıslatılmış rafya veya plastik bağla sıkıca bağlanır.
  • Daha sonra 30-40 cm lik bir tırnak bırakılır. Bu tırnağın ucunda soluk dalı denilen küçük bir yan sürgün bulunmalıdır.
http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k4.jpg
Şekil 4. Antep fıstıklarında salkım seyreltmesi.

http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k5.jpg
Şekil 5. Döllenmeye hazır dişi Antep fıstığı çiçeği.

Aşının tutup, tutmadığı 10-15 gün sonra belli olur. Göz irileşmiş, kabarmış, kabuk rengi parlak ve yaprak sapı dokunulunca düşüyorsa o aşı tutmuştur.
Göz burumuş kahverengileşmiş ve yaprak sapı kuruyup, yerinde duruyorsa o aşı tutmamıştır. Mevsim elverişli ise tutmayan aşıların alt kısmında ve değişik yöneyden yenileme aşısı yapılmalıdır.

Aşı Sonrası Bakım
  • Aşılamadan 20-25 gün sonra aşı bağı çözmeden gevşetilmeli,
  • Aşı sürgünleri 15-20 cm yi bulunca sökülüp anaca yatık (∞) sekiz biçiminde bağlanmalı.
http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k6.jpg
Şekil 6. Tülbent torbayla çiçek tozlarının verilişi.
  • Aşı yerinin altından çıkan sürgünlerin tamamı aşı yeri üzerindekiler de kısmen temizlenmeli.
  • Aşı sürgün kalınlığının anaç kalınlığına yaklaştığı sonbaharda tırnakların kesilmesi gerekmektedir.
http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya...ik/sert_k7.jpg
Şekil 7. Sırt atomizörü ile çiçek tozlarının verilişi.

ANTEP FISTIĞINDA YILLIK BAKIM İŞLERİ
1. Gübreleme

Antep fıstığında görülen periyodizitenin (düzensiz verim) bitki beslenmesi ile ilgili olduğunu belirten birçok araştırma mevcuttur. Besin elementlerince fakir, kıraç ve susuz arazilerde yetişen Antepfıstığının gübrelenmesi zorunluluk arz etmektedir.

Ocak ayında, mümkün olduğu kadar derine verilmek üzere (25 cm) ya ağacın taç izdüşümüne açılacak banta, ya da özellikle plantasyonlarda, ağacın taç izdüşüm kenarına açılacak çizgilere, fosforlu gübre uygulaması yapılmalıdır. Ağacın yaşı ve toprağın yapısı gözönüne alınarak ağaç başına 1-3 kg triple süper fosfat gübresi verilebilir.

Antep fıstığının yetiştiği yöre toprakları çoğunlukla kireçli yapıya sahiptirler. Bu nedenle azotlu asit karakterli gübreler kullanılmalıdır. Şubat ayında ağacın yaşı ve toprağın özelliği göz önüne alınarak, 2-5 kg arasında olmak üzere, amonyum sülfat gübresi taç izdüşümüne verilip, tırmık veya çapa ile toprağa iyice karıştırılmalıdır.

Bölge toprağı potasyum yönünden genellikle yeterli olmasına karşın, eksikliğin olduğu yerlerde vardır. Yapılacak toprak ve yaprak analizlerine göre eksikliğin görüldüğü bahçelerde, fosfor uygulamasıyla ağaç başına 0,5-1 ,5 kg potasyum sülfat verilmelidir.
Çiftçilerimiz genellikle gübre kullanmaktan kaçınmamaktadırlar. Ancak, zamanında ve tekniğine uygun olarak yapılacak gübreleme, Antep fıstığının gelişimine büyük oranda katkı sağlamakta, verimi arttırıp, periyodisiteyi azaltmaktadır.

Uygulamada görülen hataların başında fosforlu gübrelerin derine verilmediği, çiftlik gübresinin toprak yüzeyine serpilip öylece bırakıldığı, azotlu gübrelerinde toprağa karıştırılmadığı görülmüştür. Bu şekilde yanlış uygulama sonrasında "Ben ağaçlarımı gübreledim, ama netice alamadım" denilebilmektedir. Uygulamalar zamanında ve tam olarak yapılırsa önemli faydalar sağlayacaktır.

2. Budama

Antep fıstığı reçineli olduğundan, prensip olarak, budamada kalın dal kesilmemelidir. Reçine akan yerlerde kurumalar olabilmektedir.

Ağaç fidan devresinde iken, üç veya dört bazen iki ana dal bırakılarak şekil budaması yapılır. Antep fıstığı ağaçlarında budama; fidan döneminde şekil budamasından sonra, genç ağaçlarda kuru dalların ayıklanması, sık birbiri aleyhine gelişen dalları seyreltilmesi, çok yaşlı ağaçlarda yeni sürgün teşekkülünü teşvik etmek için fazla derin olmayacak şekilde kesimler yapılması şekilde olmalıdır.

Kuru dal ayıklanmasına hasattan hemen sonra, kuru yaş kısımları belli iken girilebilir. Antep fıstığında kuru dal ayıklanması çok önemlidir. Mutlaka yapılmalı ve ağaçta hiç kuru dal bırakılmamalıdır. Aksi halde kuru dallar haşere yatağı olmaktadırlar.

Budamada dikkat edilecek en önemli nokta, budamanın tırnak bırakılmadan yapılmasıdır.

3. Sulama
Yağışla birlikte verim çağındaki Antep fıstığının yıllık su ihtiyacı 620-760 mm. arasındadır. Haziran-Ağustos ayları sonunda, o yılki yağışa ek olarak 20 gün ara ile sulama yapılması, Antep fıstığındagelişmeyi arttırıp periyodizitenin kısmen önlenmesine etkili olmaktadır.

ANTEP FISTIĞINDA DÖLLENME VE YAPAY TOZLAMA
Döllenme Antep fıstığında en önemli olaydır. Çünkü bu olay, doğrudan içli meyve oluşumu ile ilgilidir. Döllenme yetersizliğinin bir çok nedeni bulunmakla birlikte, en önemli neden, çiçek tozu yetersizliğidir. Neticede Antep fıstığı bahçelerimizde çiçek ve küçük meyve dökümleri sık sık görülmekte ve üreticilerimiz hüsrana uğramaktadır.

Dökülecek çiçek salkımlarının önce uçları kıvrılmakta, daha sonrada dökülmektedir. Normal bir Antep fıstığı çiçek salkımında ortalama olarak 120 adet çiçek bulunur. Bunun 20 tanesi meyve bağlarsa, bu orta derecede bir verime karşı gelmektedir. Şayet salkımlarda 40 tane meyve oluşmuşsa, bu da oldukça yüksek mahsul demektir. Halbuki salkım seyrelmesi gösteren meyve dallarında (buna halkımız cumba tabir eder) 1-6 meyve kalmaktadır.

Tüm bunların en önemli nedeni, üreticilerimizin bahçelerine erkek ağaç dikmemeleridir. Antep fıstığı bahçelerinde genel olarak 10 dişi ağaca 1 erkek ağaç hesaplanmalıdır. Erkek ağaçlar ürün vermediğinden, üreticilerimiz bahçelerinde bunlara yer vermemekte veya çok az yer vermektedirler.

Üreticilerimiz bahçelerindeki erkek ağaçlara kayıp değil kazanç gözüyle baktıkları taktirde yukarıda anlatılan çiçek ve meyve dökümleri olmayacaktır. Aksi taktirde bu dökümler, her ürün yılında kaçınılmazdır. Antep fıstığı bahçelerinde bulundurulan erkek ağaç sayısı genellikle % 1-2'dir. Bu oran mutlaka % 8-10'lara çıkarılmalıdır.

Olay tamamen tozlanma ve döllenme ile ilgili olduğuna göre, bahçesinde yeterli sayıda erkek ağacı bulunmayan üreticilerimiz, bu eksikliği mutlaka telafi etmelidir. Eksiklik, Antep fıstığı bahçelerine yapay tozlanma yapılarak giderilebilir. Bunun için önce çiçek tozlarının toplanması gerekir. Çiçek tozları toplamayan üreticilerimiz için Antep Fıstığı Araştırma Enstitümüzde çiçek tozu satışı yapılmaktadır. Her ağaç için 1 çay kaşığı (1 g) çiçek tozu yeterli olmaktadır. Çiçek tozları her ağaç için 1 su bardağı dolusu una iyice karıştırılarak verilmelidir.

Burada önemli olan dişi çiçeklerin kabul edici olgunlukta (reseptif) olmalarıdır. Hazırlanan çiçek tozu ve buğday unu karışımı dişi ağaçlara ya tülbent torbalarla, ya da motorlu sırt atomizörü ile uygulanabilir. En iyisi küçük bahçelere yapılacak yapay tozlama için tülbent torba, büyük bahçeler için ise motorlu toz atıcı kullanmaktır.

Kaynak:http://www.tarim.gov.tr/hizmetler/ya..._kab_meyve.htm

ozaslan beğendi.
Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 31-08-2006, 19:05   #2
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 31-08-2006
Şehir: ISTANBUL
Mesajlar: 2
Guney dogu ziyaretim sırasında pazar yeri vardı ve ben çıplak kök antep fıstıgı aldım. Şu anada 2 tanesi tutmuş durumda (2001 de aldım) bunlar fıstık verirmi ?
Saygılarımla
Erda Ulus

erda ulus Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-09-2006, 14:52   #3
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,516
Galeri: 99
Aşılı fidanlarsa meyve verirler.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-09-2006, 16:43   #4
Ağaç Dostu
 
cello's Avatar
 
Giriş Tarihi: 01-09-2006
Şehir: iSTANBUL
Mesajlar: 300
Galeri: 1
Orman Fidanlığından emekli (şu anda rahmetli) bir akrabam Çanakakle Ezine'de bu bitki ile çok uğraştı ama başarılı olamadı.

Ya suyundan, ya havasından ????

cello Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-09-2006, 23:59   #5
Yeni Üye
 
Kasım Böler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-08-2006
Şehir: Gaziantep/Nizip
Mesajlar: 26
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi erda ulus
Guney dogu ziyaretim sırasında pazar yeri vardı ve ben çıplak kök antep fıstıgı aldım. Şu anada 2 tanesi tutmuş durumda (2001 de aldım) bunlar fıstık verirmi ?
Saygılarımla
Erda Ulus
Sayın Erda Ulus, mesajınızdan anladığım kadar ile siz antep fıstığı çöğürü almışsınız, (''çıplak kök'' ile bunu kasdettiğinizi anladım.)

maalesef sizin ektikleriniz aşılanmadan meyva vermezler, anaçları ne ise o olur
yani sakız, menengiç **** buttum (nohuttan az iri fıstık) olur.

meyva verebilmesi için aşılanması gerekir;

Kasım Böler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-09-2006, 07:32   #6
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 725
Galeri: 130
Mine hanıma verdiği değerli bilgiler için teşekkürler.
İst daki menengiçlere aşılama denenmiş midir , tutmuş mudur ? Bilen var mı ?

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-09-2006, 07:34   #7
Ağaç Dostu
 
Halit Togay's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-09-2005
Şehir: Ataköy-İstanbul
Mesajlar: 725
Galeri: 130
tahtasının kıymeti hakkında malumatı olan var mı?

Halit Togay Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-09-2006, 09:16   #8
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,516
Galeri: 99
Tahtasının ekonomik bir değeri yoktur. Çok bol reçinelidir.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-09-2006, 14:31   #9
-
 
ERHAN_'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-08-2006
Şehir: GAZİANTEP
Mesajlar: 47
Galeri: 3
ben antepliyim bizim buralarda çok çıkar. gelipte yemenizi tavsiye ederim çok lezzetlidir.ha bu arada fıstığı kendi eken yiyemezmiş bunuda söyleyeyim 40 yılda ancak meyve veriyor.

nuhserttas beğendi.
ERHAN_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 05-09-2006, 14:33   #10
-
 
ERHAN_'s Avatar
 
Giriş Tarihi: 05-08-2006
Şehir: GAZİANTEP
Mesajlar: 47
Galeri: 3
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Kasım Böler
Sayın Erda Ulus, mesajınızdan anladığım kadar ile siz antep fıstığı çöğürü almışsınız, (''çıplak kök'' ile bunu kasdettiğinizi anladım.)

maalesef sizin ektikleriniz aşılanmadan meyva vermezler, anaçları ne ise o olur
yani sakız, menengiç **** buttum (nohuttan az iri fıstık) olur.

meyva verebilmesi için aşılanması gerekir;
ama ağacında erkek **** dişi olduğunun bilinmesi gerkir.eğer dişi ise aşılanması gerkir.

ERHAN_ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 11-09-2006, 23:47   #11
Yeni Üye
 
Kasım Böler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-08-2006
Şehir: Gaziantep/Nizip
Mesajlar: 26
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi ERHAN_
ama ağacında erkek **** dişi olduğunun bilinmesi gerkir.eğer dişi ise aşılanması gerkir.
Erhan bey, antep fıstığı anacının erkek, dişi, sakız, menengiç **** buttum olması hiç önemli değil, eğer siz meyva almak istiyorsanız halihazırda meyva veren bir antep fıstığı çeşidinden alacağınız aşı kalemi ile anacı aşılamanız gerekir. Eğer tozlaşma için erkek ağaca ihtiyacınız var ise o zaman da halihazırda tozak olan bir erkek ağaçtan alacağınız aşı kalemini aşılarsınız.

Ayrıca artık antepfıstığından 7-8 yaşından itibaren meyva alabiliyoruz (1-2 kg)
15 yaşında 3-5 kg, 25 yaşında 7-10 kg, 40 yaşında ise 25-40 kg meyva toplayabiliyoruz. Uygulaması yapılmış bahçelerimiz mevcuttur.

saygılarımla;

Kasım Böler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2006, 17:25   #12
Yeni Üye
 
Limonata's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-11-2006
Şehir: Ankarada otururum
Mesajlar: 18
bende sakarıda bir sürü buldum yetistiriciligini bulamadım ama mine hanım sayesinde hersey var


Düzenleyen Mine Pakkaner : 08-11-2006 saat 19:02
Limonata Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2006, 17:26   #13
Yeni Üye
 
Limonata's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-11-2006
Şehir: Ankarada otururum
Mesajlar: 18
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Kasım Böler
Erhan bey, antep fıstığı anacının erkek, dişi, sakız, menengiç **** buttum olması hiç önemli değil, eğer siz meyva almak istiyorsanız halihazırda meyva veren bir antep fıstığı çeşidinden alacağınız aşı kalemi ile anacı aşılamanız gerekir. Eğer tozlaşma için erkek ağaca ihtiyacınız var ise o zaman da halihazırda tozak olan bir erkek ağaçtan alacağınız aşı kalemini aşılarsınız.

Ayrıca artık antepfıstığından 7-8 yaşından itibaren meyva alabiliyoruz (1-2 kg)
15 yaşında 3-5 kg, 25 yaşında 7-10 kg, 40 yaşında ise 25-40 kg meyva toplayabiliyoruz. Uygulaması yapılmış bahçelerimiz mevcuttur.

saygılarımla;
galiba nizipte oturuosunuz fındık yetistirilici hakkında bilgi verirmisiniz kasım bey

Limonata Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2006, 17:27   #14
Kaybettik... (3 Ocak 2014)
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,126
Galeri: 11
Limonata yeni üyelerimiz arasına hoşgeldin..
Sanırım soruyu sorarken yirmibeşyıllık tecrübeyi farketmedin..
Hiçbir şey tecrübenin yerini tutmaz bence...
Forumda dolaştıkça çok değerli tecrübeleri olan başka üyelerimiz olduğunu göreceksin..
Zamanla, senin de bildiklerini paylaşman hepimizi sevindirecek..

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2006, 17:36   #15
Yeni Üye
 
Limonata's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-11-2006
Şehir: Ankarada otururum
Mesajlar: 18
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi memet
Limonata yeni üyelerimiz arasına hoşgeldin..
Sanırım soruyu sorarken yirmibeşyıllık tecrübeyi farketmedin..
Hiçbir şey tecrübenin yerini tutmaz bence...
Forumda dolaştıkça çok değerli tecrübeleri olan başka üyelerimiz olduğunu göreceksin..
Zamanla, senin de bildiklerini paylaşman hepimizi sevindirecek..
doğru söylüyosunuz ama herkes tecrübelidir ve benim forumuma bakın nar yetistiriciligi arasında herşey


Düzenleyen Mine Pakkaner : 08-11-2006 saat 19:01 Neden: Uygun Türkçe haline getirme
Limonata Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2006, 17:46   #16
Kaybettik... (3 Ocak 2014)
 
memet's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-02-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 14,126
Galeri: 11
bu bölüme bir göz atmanı istiyorum..
benim forumum derken ne kastettiğini anlayamadım açıkçası...
nar yetiştiriciliği konusunda eklediğin bilgiler güzel..
forum üyelerinden beklediğimiz..
Bildiklerini aktarırken,
Türkçe'ye elden geldiğince dikkat etmeleri (ben dahil)
Buranın bir chat ortamı olmadığının farkında olmaları..
sohbet etmek için çam kozalağı kahvemiz her zaman açık..

memet Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-11-2006, 22:15   #17
Yeni Üye
 
Kasım Böler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-08-2006
Şehir: Gaziantep/Nizip
Mesajlar: 26
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Limonata
galiba nizipte oturuosunuz fındık yetistirilici hakkında bilgi verirmisiniz kasım bey
Sayın limonata, Antepfıstığı ile ilgili aklınıza takılan her konuda yardımcı olabilirim sanırım, evet Nizip'te ikamet ediyorum Nizip antepfıstığının en yoğun yetiştirildiği bölge ayrıca Ş.Urfa ve diğer bölgelerin ürünlerinin de hemen hemen tamamı Nizip'te işleniyor ve pazarlanıyor.

fakat fındık ile ilgili hiç bir tecrübem yok!

yani fındık bizim yöremizin ürünü değil size verebileceğim bilgiler tamamen net'ten alıntılar olacaktır.

selamlar, saygılar

Kasım Böler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-03-2007, 14:38   #18
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Mersin
Mesajlar: 11
Merhabalar
Sitede henuz yeniyim
Acaba asili antep fistigi fidanini nasil temin edebilirim
Tesekkur ederim herkese kolay gelsin

SelimYalcin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 22-03-2007, 21:45   #19
Yeni Üye
 
Kasım Böler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 10-08-2006
Şehir: Gaziantep/Nizip
Mesajlar: 26
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi SelimYalcin Mesajı Göster
Merhabalar
Sitede henuz yeniyim
Acaba asili antep fistigi fidanini nasil temin edebilirim
Tesekkur ederim herkese kolay gelsin
Selim bey bu mevsimde aşılı antep fıstığı fidanı temin etmeniz biraz zor hatta çok zor, aşılı antep fıstığı fidanları çok zor şartlarda elde ediliyor bunu satılabilecek düzeyde sadece antep fıstığı araştırma enstitüsü yetiştiriyor (yine de sınırlı sayıda) ve ekim, kasım aylarında siz müracatınızı bu kuruma yaparak aşılı fidan talep ediyorsunuz ve şubat, mart aylarında fidanları alıyorsunuz onun dışında aşılı fidan temin etmek imkansız gibi bir şey...

Kasım Böler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2007, 10:43   #20
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Mersin
Mesajlar: 11
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Kasım Böler Mesajı Göster
Selim bey bu mevsimde aşılı antep fıstığı fidanı temin etmeniz biraz zor hatta çok zor, aşılı antep fıstığı fidanları çok zor şartlarda elde ediliyor bunu satılabilecek düzeyde sadece antep fıstığı araştırma enstitüsü yetiştiriyor (yine de sınırlı sayıda) ve ekim, kasım aylarında siz müracatınızı bu kuruma yaparak aşılı fidan talep ediyorsunuz ve şubat, mart aylarında fidanları alıyorsunuz onun dışında aşılı fidan temin etmek imkansız gibi bir şey...
Kasim Bey tesekkur ederim
anlasilan biraz daha beklemem gerekecek
Selamlar saygilar

SelimYalcin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 23-03-2007, 23:32   #21
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 10-02-2007
Şehir: şile istanbul
Mesajlar: 38
Şile ile Ağva arasındaki ormanlık yolda gidip gelirken karşılaştığım, taşlık ve kıraç bir alanda, sevgili Halit Togay'ın deyimiyle hüdainabit olarak yetişen ve sürekli gözüme çarpan çitlembik ( menengiç ) ağaçlarından bir kaç tanesini, bu yıl, Nizip'ten gelen kalemlerle aşılatacağım. Hoca Nasrettin torununa, İtirazı olan var mı?

hüseyin suat duman Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-03-2008, 14:33   #22
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 22-03-2007
Şehir: Mersin
Mesajlar: 11
Merhaba benim bu aylarda Antep Fistigi yetistiresim geliyor galiba, gecen yil da bu zamanlar mesaj yollamisim
Arkadaslar
1adet disi
1adet erkek
antep fistigi fidani ariyorum acaba nerden temin edebilirim?

SelimYalcin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 18-03-2008, 13:28   #23
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,579
Galeri: 1
Bahçemde çeşitli büyüklükte 3 çeşit çitlenbik ağacı (çitlenbik/menengiç? erkek/dişi?) ve 2 tanede aşılı antep fıstığı ağacım var.

Antep fıstığı ağaçlarında çiçek ve meyve dökme problemi yok (bol miktada kabuk oluşturuyor). Fakat kabuk içleri oluşmamakta (1 sene vardı 2 sene oluşmadı). Bu sorun gübrelemeden mi, döllenmeden mi kaynaklanıyor. Yaprak öncesi bordo bulamacı uyguluyorum, zararı olabilir mi??? (ürün aldığım sene uygulamamıştım)

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-04-2008, 12:23   #24
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 28-11-2007
Şehir: Balıkesir / Altınoluk
Mesajlar: 213
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi uzum Mesajı Göster
Bahçemde çeşitli büyüklükte 3 çeşit çitlenbik ağacı (çitlenbik/menengiç? erkek/dişi?) ve 2 tanede aşılı antep fıstığı ağacım var.

Antep fıstığı ağaçlarında çiçek ve meyve dökme problemi yok (bol miktada kabuk oluşturuyor). Fakat kabuk içleri oluşmamakta (1 sene vardı 2 sene oluşmadı). Bu sorun gübrelemeden mi, döllenmeden mi kaynaklanıyor. Yaprak öncesi bordo bulamacı uyguluyorum, zararı olabilir mi??? (ürün aldığım sene uygulamamıştım)
Aynı sorun bende'de oluşuyor meyve tutuyor ve iç oluşumu yapmıyor.

Özcan2007 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-05-2008, 23:02   #25
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,579
Galeri: 1
Organik Antep Fıstığı Yetiştiriciliği

Antepfıstığı (P. vera L.) Güneydoğu Anadolu'ya yerleşen Etiler tarafından kültüre alınmış ve o çağlarda kral sofralarına girmiştir. Antepfıstığı, dünyada kuzey ve güney yarı kürelerinin 30-45° enlemleri arasındaki uygun mikroklimalarda yetişmektedir. Ülkemiz yakın doğu gen merkezi içerisinde yer almaktadır. Son istatistiklere göre antepfıstığı yetiştiriciliği 56 ilimize yayılmıştır. Ancak, üretimimizin yaklaşık % 94'ünü Güneydoğu Anadolu Bölgesi oluşturmaktadır. Bu bölgemiz, antepfıstığının gen merkezi ve ilk kez kültüre alınan yer olması yanında, sahip olduğu kendine özgü ekolojik özellikleri nedeniyle, bu meyve türünün başarılı bir şekilde yetişmesine ve yayılmasına öncülük etmiştir.
Ülkemizde, antep fıstığı yetiştiriciliği çok eski zamanlardan beri yapılmasına rağmen, üretim istenilen seviyede artmamıştır. Bunun nedeni yetiştiriciliğin tamamen kuru koşullarda ve çoğunlukla kıraç, taşlık ve meyilli arazilerde yapılmasıdır. İran ve A.B.D. dışındaki üretici ülkelerde de yetiştirme koşulları Türkiye'dekine benzetmektedir. İran ve A.B.D.’deki yetiştiriciliğin tamamı sulu koşullarda ve verimli taban arazilerde yapılmaktadır.
Antepfıstığı yetiştiriciliği, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile yeni bir döneme girmektedir. Sulu koşullarda antepfıstığı yetiştirme imkanı doğmaktadır. Mevcut tesisler yanında, yeni kurulacak tesisler de sulanabilecektir.
Antepfıstığı yazları uzun, sıcak, kurak ve kışları nisbeten soğuk olan bölgelerde ekonomik olarak yetişebilmektedir. Toprak isteği yönünden çok toleranslı olmasına rağmen, kullanılan anacın türüne göre farklı istekleri vardır. Öteki meyve türlerinde olduğu gibi antepfıstığı yetiştiriciliğinde de bölgenin sıcaklık, yağış ve toprak durumu iyice incelendikten sonra antepfıstığı bahçesi tesis edilmelidir.

DÖLLENME BİYOLOJİSİ
Antepfıstığı dioik bir meyve türüdür. Erkek ve dişi çiçekleri ayrı ayrı ağaçlar üzerinde bulunur ve tozlanma rüzgarla olur. Öteki sert kabuklu meyvelerde olduğu gibi antepfıstığında da meyvenin yenilen kısmı tohumu olduğundan, meyve eldesi için tozlanma ve döllenme zorunludur. Döllenmeyen çiçekler dökülür veya bunlardan içi boş (fıs) meyveler meydana gelir, dolayısıyla verim doğrudan etkilenir.
Antepfıstığında çiçeklenme zamanının bilinmesi ve bu zamandaki hakim rüzgarın yönün tozlanma için çok önemlidir. Erkek ağaçların bahçeye yerleştirilmesinde hakim rüzgarların esme yönü de dikkate alınmalıdır.
Yabani Pistacia türlerinin aşılanmasıyla bahçe oluşturulacaksa, bu türlerin çiçeklenme durumları göz önünde tutulmalıdır. Pistacia türlerinde çiçeklenme başlangıcı erkenden geçe doğru sırasıyla Pistacia atlantica (Atlantik sakızı), P. palaestina (Filistin sakızı), P.terebinthus (Melengiç), P. vera (Antepfıstığı) ve P. khinjuk (Buttum) şeklinde olmaktadır. Özellikle antepfıstığı, melengiç ve Filistin sakızının çiçeklenmeleri birbirine yakındır. Atlantik sakızının çiçeklenmesi çok erken olduğundan antepfıstığı çeşitlerinin hiç birisi ile uyum sağlayamamaktadır. Bu nedenle bahçemizde atlantik sakızlarının erkeklerini bulundurmamamız gerekmektedir. Filistin sakızı ve melengiç erkekleri Uzun ve Halebi çeşitlerine uygun olmakta, Kırmızı ve Siirt çeşitlerine ise bu türlerin geççi tipleri uygun olabilmektedir. Buttum erkekleri ise Ohadi çeşidi ile uyum sağlamaktadır. Buttum erkeklerinin erkencileri kısmen Kırmızı ve Siirt çeşitleriyle de uyum sağlayabilmektedirler.

BAHÇE TESİSİ
Antepfıstığı yetiştiriciliğinde anaç olarak, P. vera (antepfıstığı çöğürü), P. khinjuk (buttum) ve P. atlantica (atlantik sakızı) kullanılmaktadır. P. terebinthus (melengiç) zayıf anaç özelliği gösterdiğinden, bunlarla bahçe tesis edilmemekte, yabani melengiçler aşılanarak kültüre alınmaktadır.
Bahçede ağaç yerleri işaretlenip, buralarda çukurlar açıldıktan sonra çıplak köklü/tüplü çöğür veya aşılı tüplü fidan dikimi yapılır. Çöğürler yerinde tuttuktan sonra aşılama yapılır. Antepfıstıklarında genellikle sürgün T göz aşıları uygulanmaktadır. Bunun yanında aşılama mevsimini uzatmak ve aynı yıl daha fazla aşı yapabilmek amacı ile durgun göz aşısı, boru aşısı, yonga aşı ve yama aşıda yapılmaktadır.
Antepfıstığında dikim sonbahar veya ilkbaharda yapılabilir. Ancak kışları çok sert geçmeyen yerlerde sonbahar dikimi tercih edilmelidir. Çünkü sonbahar dikiminde bitkilerin arazide tutma şansı artmaktadır. Antepfıstığında dikim, öteki meyve türlerinde olduğu gibidir. Dikim yapılırken 8 veya 11 dişi ağaca 1 erkek ağaç gelecek şekilde ayarlama yapılmalıdır. Erkek ağaçların bahçe içerisindeki yerleri belirlenirken, o yörenin ilkbahardaki hakim rüzgar yönü de göz önünde bulundurulmalıdır.

TOPRAK İŞLEME
Bütün meyve ağaçlarında olduğu gibi antepfıstığında da bol ve kaliteli ürün almak için yıllık bakım işlemlerinin zamanında ve düzenli olarak yapılması gerekir. Bu bakım işlemlerinin başında toprak işleme gelir. Antepfıstığı yetiştiriciliğinin yapıldığı alanlarda, sulama imkanı olmadığı gibi gerek yağışın azlığı ve gerekse kuraklıktan dolayı toprak işleme büyük önem kazanmaktadır. Yapılan hesaplamalara göre antepfıstığında yıllık su tüketimi 750-800 mm arasındadır. Oysa üretimin % 90'ından fazlasının yapıldığı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yıllık toplam yağış 250-550 mm arasındadır. Bu koşullar altında ya sulama yapmak ya da yağışla düşen suyu toprakta muhafaza etmek gerekir. Bu amaçla da toprak işleme yapılmalıdır. Antepfıstığında toprak işlemesi zamanında ve gerektiği gibi yapılmadığı taktirde, ağacın vegetatif gelişmesi önemli düzeyde azalır, ürün kaybı meydana gelir, iç meyve randımanı düşer, hastalık ve zararlılara karşı ağacın direnci azalır.

GÜBRELEME
Antepfıstığında düzensiz meyve verme (periyodisite) ve buna bağlı olarak ürün azlığı yetiştiricilikte karşılaşılan önemli sorunların başında gelmektedir. Bitkinin yeterli ve dengeli beslenememesi sonucunda, bitki gelişiminin tam olmaması, verim düşüklüğü ve kalite bozukluğu gibi sorunlarla karşılaşılmaktadır. Değişik araştırıcılar, antepfıstığında meyve, meyve gözü ve yaprak arasındaki besin kullanma yarışında meyvelerin baskın gelmesi ile tomurcuk ve yaprakların yeterli beslenemedikleri için dökülerek periyodisitenin kaynağını oluşturduğunu, periyodisitenin beslenme ile ilgili olduğunu, gelecek yıl meyve verecek olan tomurcukların (Karagöz) çoğunlukla Temmuz ve Ağustos aylarında döküldüklerini, bu dönemde meyve içinin hızlıca geliştiğini ve meyvenin olgunluğa doğru yöneldiğini; çekirdek ve üreme içgüdüsünün, meyve gözleriyle yarışmasında, meyvenin üstün gelerek karbonhidrat kullanma yarışını kazanması sonucu meyve gözlerinin döküldüğünü belirtmektedirler. Bu nedenle antepfıstığı ağacının, topraktan **** yapraktan beslenmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Antepfıstığının azot tüketimi ve topraktan kaldırdığı azot miktarı üzerine yapılan bir çalışmada, yaklaşık 12 kg kuru meyve veren bir ağacın meyveleri tarafından 954 g, yaprakları tarafından ise 151 g azot tüketildiği, yapraklarda %1.8’den daha az azot içerenlerin sararıp döküldüğü, bu değerden daha yüksek azot içerenlerin vegetasyon sonuna kadar dökülmedikleri belirtilmiştir.
Antepfıstığının potasyum ve fosfor noksanlık belirtileri ve giderilmeleri üzerinde yapılan bir çalışmada, potasyum noksanlığında seyrek, küçük yapılı, erken dökülen sarı renkli yaprakların oluştuğu, bu yapraklardaki potasyum düzeyinin % 0.8’den az olduğu, bunlara 3 kg/ağaç KCl verildiğinde sağlıklı duruma gelip, verimin arttığı ve yaprakların K (potasyum) düzeyinin % 1.1-2.2 arasında olduğu belirtilmektedir. Topraktaki fazla kirece bağlı olarak antepfıstığı ağaçlarında demir noksanlığı da görülmektedir.
Antepfıstıklarında kısmen noksanlığı görülen Çinko ile ilgili olarak yapılan bir çalışmada, 2-3 ppm ve daha az Zn (Çinko) içeren yapraklarda noksanlık belirtisi olarak geç uyanma, boğum araları ve yaprakların küçük kalmaları ve kırmızı renkli olmaları gösterilmektedir.
Antepfıstığının besin kapsamlarının belirlenmesi amacıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılan çalışmalarda, toprakların organik madde ve fosfor kapsamlarının yetersiz, potasyum içeriğinin kısmen noksan olduğu, bölge topraklarının kireççe zengin ve toprak reaksiyonunun alkali özellikte olduğu; yaprakta ise azot, fosfor ve demir noksanlığına rastlandığı belirtilmektedir.
Antep fıstıklarında en uygun yaprak örneği alım zamanı, meyvelere ben düştüğü dönemdir. Bu zamanda, tüm bahçeyi temsil edecek şekilde, bahçenin yaklaşık 25 ağacından ve her ağacın dört yönünden omuz hizasındaki meyvesiz dalın, yıllık sürgününün ortasındaki yaprağı, günün serin saatlerinde alınarak hemen analize gönderilir.
Kuru koşullarda antepfıstığı yetiştiriciliği için yapraktaki besin sınır değerleri aşağıdaki gibi açıklanmıştır.

Besin Elementleri % Besin Elementleri ppm
Azot (N) 1.80-2.20 Demir (Fe) 43-170
Fosfor (P) 0.06-0.14 Çinko (Zn) 10-25
Potasyum (K) 0.80-1.20 Mangan (Mn) 20-50
Kalsiyum (Ca) 2.20-3.70 Bakır (Cu) 6-90
Magnezyum (Mg) 0.50-0.90 Bor (B) 100-180

Alınan yaprak örneklerinin analiz neticeleri verilen bu sınır değerleriyle karşılaştırılarak, verilecek gübre dozu ortaya çıkarılır.
Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü'nde yapılan bir çalışma; antepfıstıklarında yeterli düzeyde ve zamanında gübrelemenin, meyve gözü dökümünü %38 oranında azalttığını ve verimi %50 oranında artırdığını, meyvelerin irileştiğini, iç meyve randımanının yükseldiğini ve sürgün gelişiminin arttığını ortaya koymuştur.
Antepfıstığının yetiştiği bahçelerin organik madde kapsamları genellikle düşüktür. Organik madde, toprak strüktürünü düzelterek, diğer besin elementlerinin kökler tarafından alınmasını kolaylaştırır. Toprağın su tutma kapasitesini arttırır. Organik madde kaynağı olarak ahır gübresi, mümkünse her yıl kullanılmalıdır. Toprakta %2’den daha az organik madde bulunması halinde, mutlaka organik madde uygulanmalıdır.
Organik antepfıstığı yetiştiriciliği projemizde, deneme parselinden toprak örnekleri 0-30 ve 30-60 cm derinlikten ve yaprak örnekleri de meyveye ben düşme döneminde alınmış ve analiz edilmiştir. Besin maddesi eksikliklerini karşılamak amacıyla ahır gübresi ve yeşil gübre uygulanmıştır. Ağaçların taç izdüşüm kenarına, 25-30 cm derinlikte olmak üzere, her ağaca 100 kg ahır gübresi verilmiştir. Yeşil gübre olarak da dekara 6 kg fiğ ve 6 kg arpa karıştırılarak sıra aralarına ekilmiştir. Nisan ayı sonunda bitkiler çiçeklenmeye başladığında sürülerek toprağa karıştırılmıştır.

BUDAMA
Budama, ağaca şekil vermek, verilen şeklin devamını sağlamak ağaçta fizyolojik dengeyi oluşturarak düzenli bir verim almak ve yaşlanmış ağaçları gençleştirerek bunlardan bir süre daha verim almak amacıyla yapılmaktadır. Budanmadan kendi haline bırakılan antepfıstığı ağaçları, çalımsı, sık dallanan, yere yakın ve makineli tarıma imkan vermeyen bir şekil almaktadır. Pistacia cinsine giren ağaçlar reçineli olduklarından, aşırı dal kesiminden hoşlanmazlar. Bu nedenle ileri dönemlerde kalın dal kesimine meydan vermemek için budamanın fidan devresinde başlatılması gerekmektedir.
Antepfıstığı ağaçlarında budama genel olarak verimli yılın sonunda, yaşlanmış, zayıf gelişen 3-4 yaşlı dal çıkarma ve kuru dal seyreltme şeklinde yapılmaktadır. Bu şekilde yapılan budama ağaçta genç dal gelişimini teşvik etmektedir. Antepfıstıklarında ürün 1 yaşlı dallardan alındığından ağaç sürgün oluşturmaya teşvik edilmelidir. Bunun için mutlaka her yıl düzenli budama yapılmalıdır.

SULAMA
Ülkemizde antepfıstığı yetiştiriciliği kuru koşullarda yapılmaktadır. Ancak GAP projesiyle birlikte sulama gündeme gelmiştir.
Antepfıstığı, genellikle başka kültür bitkilerinin yetiştirilemeyeceği, toprak derinliği az, taşlık, kayalık engebeli alanlarda yetiştirilmektedir. Antepfıstığı ağaçlarının kökleri anacın türüne bağlı olarak 5-6 m derine inebildiğinden, kurağa dayanabilmektedir. Bölgemizde 250-550 mm olan toplam yağışın çoğu, vejetasyon dönemi dışında düşmektedir. Antepfıstığında iyi bir verimin yanısıra, çıtlak oranı yüksek, kaliteli ve dolgun meyve elde edilmesi için sulamanın yapılması zorunludur.
Antepfıstığında görülen periyodisitenin çeşitli teknik önlemlerin yanında sulamayla en aza indirilebileceği belirtilmiştir. Antepfıstığında salma sulama metoduyla yapılan bir çalışmada, sulamanın özellikle normal verim yıllarında meyve miktarını arttırdığı ve periyodisiteyi azalttığı, antepfıstığının verim yılında mevsimlik su tüketiminin ortalama 803 mm olduğu ve sulamada ıslatılması gereken derinliğin 110-150 cm olması gerektiği belirlenmiştir.

HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE

Karazenk Hastalığı (Septoria Pistacina Allesh.)
Antepfıstığı alanlarında görülen ve halen mücadele edilen en önemli hastalıktır. Enfeksiyonlar ilkbaharda nisan sonlarına doğru ve çiçeklerin döllenmesinden sonra, meyveler küçük buğday tanesi büyüklüğüne ulaştığında başlamaktadır. Hastalığın tipik belirtileri daha çok yapraklarda ve kısmen de meyve kabuklarında görülen siyah lekelerdir. Bu lekeler zamanla tüm yaprak yüzeyini kaplayabilir. Ve bu da yaprakların kurumalarına ve zamanından önce dökülmelerine neden olur. Asimilasyon organları zarar gören ağaçlar zayıf düşerler ve meyve içleri gelişemediğinden verim azalır. Yaprak ve meyvelerdeki zarar, ağacı zayıf düşürerek gelecek yıllardaki ürünün azalmasına neden olur. Epidemi yıllarında ağaçlar birkaç yıl ürün vermezler. Yapılan çalışmalarda hastalık şiddetine bağlı olarak üründe %3-100 kayıp olduğu belirlenmiştir.
Sonbaharda hasattan sonra yere dökülen yapraklar hemen toplanıp yok edilmelidir. Bu işlem toplanan yaprakların bir yerde yakılması veya derince gömülmesi şeklinde uygulanmalıdır.
Kimyasal mücadelesinde bakırlı preparatlar kullanılmaktadır. İlk ilaçlama çiçek dökümünden sonra, meyvelerin buğday danesi ile mercimek danesi kadar olduğu dönemde yapılmalıdır. Birinci ilaçlama, sigorta ilaçlaması olup hastalık etmeni görülmeden mutlaka yapılmalıdır. Mayıs ayının yağışlı geçtiği yıllarda birinci ilaçlamadan 15 gün sonra ikinci ilaçlama yapılmalıdır.

Antep fıstığı Zararlıları
Güneydoğu Anadolu Bölgesi antep fıstığı alanlarında bu güne kadar yapılan çalışmalar sonucu 42 adet zararlı böcek ve akar türü belirlenmiştir. Belirlenen türler içinde fıstık beyaz kabuklu biti (Sturaspis pistaciae Lind.), antepfıstığı koşnili (Eulecanium rugulosum sh.), şıralı zenk (İdiocerinus stali Fieb.), antepfıstığı psillidi (Agonoscena pistaciae Burck. and Laut), fıstık karagöz kurdu (Hylesinus vestitus M.R.), fidan dipkurdu (Capnodis spp.), fıstık dal güvesi (Kermania pistaciella Ams.), fıstık gözkurdu (Thaumetopoea solitaria F.), fıstık iç güvesi (Recurvaria pistaciicola Danil.) ve antepfıstığı meyve iç kurdu (Megastigmus pistaciae Walk.) gibi zararlılar ekonomik anlamda zarar yapan ve mücadele edilmesi gereken zararlılar arasındadır.
Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü’nce yürütülen Organik Antepfıstığı Yetiştiriciliği projesi kapsamında, karşılaşılan bazı zararlıların organik mücadelesi konusunda çalışmalar devam etmektedir. Bunlar aşağıda verilmiştir.

Antep fıstığı Dal Güvesi (Kermania pistacella Ams.)
Dal güvesi antepfıstığında bir yıllık sürgünlere zarar vermekte, larvalar sürgün ucundan aşağıya doğru beslenmekte ve dallarda bulunan iletim demetlerine zarar vermektedirler. Zarara uğrayan dallarda yapraklar vaktinden önce dökülmekte, yaprakların dökülmesiyle birlikte meyve ve sürgün gözleri de dökülmektedir. Ayrıca larvalar meyve salkımlarının ucundan aşağıya doğru beslenmekte ve meyvelerin küçük kalmasına, içinin boş olmasına, yani kör cumbaların oluşmasına neden olmaktadırlar.
Dal güvesine karşı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü, Kanada Simon Phrezer Üniversitesi ve Enstitümüzce ortak yürütülen dal güvesine karşı feromon geliştirilmesi ile ilgili yapılan çalışmada, proje sonucu elde edilen feromon organik antepfıstığı projesi alanına, Meeting Disruption amaçlı granüller şeklinde pülverize edilmiştir. Feromonun kullanıldığı alana ve kullanılmadığı alana feromon tuzakları asılmış, organik tarım alanında tuzaklara yakalanan toplam birey sayısı, uygulamanın yapılmadığı alanda yakalanan birey sayısının ¼’ü kadar olmuştur.
Organik tarım projesi alanında göz kurdu (Thaumetopoea soliteria F.) yumurta paketi ve larvalarına rastlanmamıştır.

Antepfıstığı Pisillidi (Agonoscena spp.)
Nimfleri yaprakta bitki öz suyu ile beslenmekte ve yaprakların sarararak erken dökülmesine sebep olmaktadır. Bunun sonucu olarak gözlerde dökülmeler meydana gelmektedir. Zararlı özellikle yeni kurulan plantasyonlarda daha da büyük zararlar meydana getirmektedir.
Bölgemizde antepfıstığının önemli bir zararlısı olan Antepfıstığı Yaprak Psillasına karşı, 100 litre suya 3 kg arap sabunu ve 1.5 litre mavi ispirto karıştırılarak ağaçlara uygulanmış ve tek uygulamadan olumlu sonuç alınmıştır. Zararlı ile ilgili takibe Mayıs ayının ilk haftasından itibaren başlanmış ve haftalık kontroller yapılmıştır. Yapılan gözlemler sonucu zararlının nimflerine Temmuz ayının başında rastlanmış ve Temmuz ayının sonuna doğru populasyonda artış fazla olduğu için ilk mücadele yapılmıştır. Mücadelede 100 litre suya 2 kg Arap sabunu ve 1 litre Mavi ispirto kullanılmış toplam 2 ton su ile ilaçlama yapılmıştır. İlk mücadelede istenilen sonuç alınamamış bir sonraki hafta ikinci ilaçlama yapılmış 3 kg arap sabununa 1,5 litre mavi ispirto katılarak ilaçlama yapılmıştır. Daha sonra 100 yaprakta yapılan sayımda psylla oranının ekonomik zarar eşiğinin altına düştüğü görülmüştür. Ayrıca 100 lt suya 300 gr 80 WP kükürt uygulamasından da olumlu sonuç alınmıştır.

Campylomma lindbergi
Campylomma nimfleri erken dönemlerde gözler patladıktan sonra çiçek salkımlarında zarar yapmakta ve salkımların soğuktan zarar görmüş gibi dökülmesine neden olmaktadır. Zarar oranını belirlemeye yönelik herhangi bir çalışmaya rastlanmamakla birlikte C. lindbergi’nin ergin populasyon takibinde, erginlerin 15 mayıs tarihinde maksimum düzeye ulaştığı gözlemlenmiştir. Ayrıca psyllanın doğal düşmanı olarak literatürlerde yer almasına karşın psylla çıkış döneminde ve psylla yoğunluğunun ekonomik zarar eşiğine ulaştığı döneme kadar olan zaman dilimi içersinde de C. Lindbergi’ye rastlanmamıştır.

Antepfıstığı Karagöz Kurdu (Hylesinus vestitus)
Antepfıstığı karagöz kurdu, antepfıstığına beslenme zararı ve üreme zararı olmak üzere 2 şekilde zarar vermektedir. Mayıs ayı ortalarında çıkan erginler, bahçelerdeki ağaçlara dağılarak, sürgün ve meyve gözlerinin diplerinde beslenirler. Bu beslenme sonucu oluşan 2-4 cm. uzunluğundaki galeriler dolayısıyla meyve gözleri kurur ve dökülür. Zararlı, bir yıl sonra ürün verebilecek sağlam gözleri tercih eder. Bir ergin, 8-10 karagözü veya birkaç sürgünü tahrip edebilir. Üreme sırasındaki zararı; kışlaktan çıkan erginlerin kurumuş veya kurumaya yüz tutmuş zayıf ağaçların dal ve gövdelerinde, kabuk altlarına bıraktıkları yumurtalardan çıkan genç larvalar, bu ağaçlarda galeri açarak iletim kanallarını tahrip eder ve kurumalarına neden olur. Ayrıca larva ve pupa dönemlerini tamamlayan bireylerin, ergin olduktan sonra kabuğu delerek çıkmasıyla da kabuğun delik deşik bir hal alması sonucu kurumayı hızlandırırlar. Ekolojik tarım kapsamında zararlının üreme davranışını göz önünde bulundurarak budama mevsimi olan ekim ayı sonu kasım ayı ortalarına kadar budama artıklarından tuzak dallar oluşturulmuş ve bahçedeki her 10 ağaçtan bir tanesine bu dallar bırakılmıştır. Nisan ayı başlarında ilk talaş çıkarmanın görüldüğü dönemde toplanan kuru dallar bahçeden uzaklaştırılmıştır.

ANTEP FISTIĞINDA HASAT
Ülkemizde antepfıstığı hasadı elle yapılmaktadır. Hasat dönemi başlamadan ilk önce ağaç altları temizlenir. Toprak bastırılır, bu şekilde yere düşen meyvelerin zarar görmeleri önlenir. Hasat esnasında önce yere düşen meyveler toplanır sonra ağaç altına bez örtüler serilir, üç ayak merdivenler yardımı ile hasat yapılır. Hasat edilen meyvelerin ayıklanıp, kurutulduğu yerlere sergi yerleri denilmektedir.
Ülkemizde hasat edilen meyveler sergi yerlerinde ayıklanıp, kurutulmaktadır. Sergi yerleri genellikle antepfıstığı bahçelerinin içerisinde olur. Meyveler burada güneşte kurutulur. Uygun hava koşullarında 3-4 günde antepfıstıklarının nem oranı % 3-5'e düşmektedir.
Sergi yerlerinde kurutma esnasında, meyvelerin toprakla temasının kesilmesi için kurutulacak fıstıklar mutlaka uygun bir bez üzerine serilmelidir. Kurutma işlemi ürün kalitesini doğrudan etkiler. Sergi yerlerinde kurutmaya alınan antepfıstıklarının, serim kalınlığı 3-5 cm’yi geçmemelidir. İyi ve homojen bir kurutma sağlamak için, yavaşça karıştırma yapılmalıdır. Karıştırma esnasında meyvenin kırmızı kabuğuna zarar verilmemelidir. Kurutulan fıstıklar, eleme ve boylama işlemi yapıldıktan sonra jüt çuvallara konulmalıdır.

Yazan: Zir. Yük. Müh. İzzet AÇAR

Kaynak

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 14-05-2008, 23:07   #26
Ağaç Dostu
 
üzüm's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-10-2007
Şehir: Sarıcakaya/Eskişehir
Mesajlar: 1,579
Galeri: 1
Benim sorunum döllenmeden kaynaklanıyormuş. Şimdi sıra bahçedeki çitlenbik olduğunu düşündüğüm ağaçları biraz daha yakından tanımaya geldi...

üzüm Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 24-11-2008, 11:49   #27
Ağaç Dostu
 
HAKAN_O's Avatar
 
Giriş Tarihi: 12-06-2006
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 346
Ben 2 ay önce antep e gıttım orada bu mevsımde fide veya fidan bulunmaz dediler bende çarşıda sordum bunlar tohumdan yetişirmi diye bana biraz verdi ama zor yetişir dedi ektim ama olmadı
galıba tohumdan olmuyor

HAKAN_O Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 25-01-2009, 16:18   #28
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 08-03-2008
Şehir: kayseri
Mesajlar: 5
nihayet uzun aramalar sonucu a. fıstığı fidanlarımı buldum(aşılı) ve bahçeme diktim tutmasının zor olduğu syleniyo ama denemekte fayda var verimine gelince bizdede ceviziçin meyvesini torun yer derlerdi ama duyduğum kadarıyla 5 senedede verim olabiliyomuş. aşılamaya gelince yukarda sayılan bitki türlerinin yanı sıra yaani badem ağacı bizim buralarda (iç anadolu) payam olara bilinen çalılara aşılayanları gördüm vverim alınıyo ben aynı ağaçtan şeftali verimi aldım

biiyolog Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-03-2009, 13:05   #29
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 12-03-2009
Şehir: manisa
Mesajlar: 31
Ben Manisa Demirci den Bahçekolik bizin burularda bolca melengiç ağacı bulunmakta ve bu ağaçlara antep fıstığı aşılanmaktadır.fakat ağaçlar istenilen büyüklüğe ulaşmıyor .Fakat bildiğim kadarı ile Atlantik sakızı ağacı mevyveleri ekilip çıkan fidelere antep fıstığı aşılanırsa istenilen büyyüklükte ağaçlara ulaşılıyor.tıpkı meyva ağacı gibi oluyor .Fakat Atlantik sakızı ağacı bizim buralarda yok tohum bulamıyoruz.Söz konusu ağacın tohumlarında elinde olan varsa foruma cevap yazsın.

çelebi67 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 26-03-2009, 09:40   #30
Ağaç Dostu
 
Zeytinci's Avatar
 
Giriş Tarihi: 24-12-2008
Şehir: İzmir/Kaynarpınar
Mesajlar: 1,005
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi bahçekolik Mesajı Göster
Ben Manisa Demirci den Bahçekolik bizin burularda bolca melengiç ağacı bulunmakta ve bu ağaçlara antep fıstığı aşılanmaktadır.fakat ağaçlar istenilen büyüklüğe ulaşmıyor .Fakat bildiğim kadarı ile Atlantik sakızı ağacı mevyveleri ekilip çıkan fidelere antep fıstığı aşılanırsa istenilen büyyüklükte ağaçlara ulaşılıyor.tıpkı meyva ağacı gibi oluyor .Fakat Atlantik sakızı ağacı bizim buralarda yok tohum bulamıyoruz.Söz konusu ağacın tohumlarında elinde olan varsa foruma cevap yazsın.
Bahçekolik,

Menengiçten netice alınıyor. Erkeğinin de ayrıca aşılı olarak yanında, yakınında olması gerekiyor meyvesinin iç bağlaması için.
Büyük ağaç olmasını bekleme. Menengiçe yapılan aşılar menengiçten daha hızlı gelişiyor. Yani arsız tabir edilen büyüme gösteriyor. Yer neresi dersen Karaburun.

Atlantik sakızını ise bilmiyorum.

Zeytinci Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Kapalı
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 21:17.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014