agaclar.net

Geri Dön   agaclar.net > Üretim, Bakım, Düzenleme, Temel Malzemeler > Fidan ve Fide, Bitki Üretim (Tohum Çimlenme/Çelik/Aşı)




Reklam


Beğeni Düzeni368Beğeniler

Cevapla
 
Bookmark and Share Dış Bağlantılar Konu Araçları Mod Seç
Eski 27-06-2007, 01:05   #181
Ağaçsever
 
Giriş Tarihi: 15-06-2007
Şehir: İSTANBUL
Mesajlar: 54
Sayın Balıkçı çok teşekkür ederim.Sanırım bende bir adet bu tarife uyan gül varKokmuyorda hiç.Burada gerçekten çok şey öğrendim.Dahada öğrenecek çok şey var.Saygılar

evandevan5 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-08-2007, 23:59   #182
igk
Ağaçsever
 
igk's Avatar
 
Giriş Tarihi: 11-03-2007
Şehir: Lüleburgaz - Babaeski -İzmir - Ankara
Mesajlar: 40
Bahçemde 5-6 adet gül var. Eskiden dikilmişler. 3 yıl önce komşum onları öyle bir budadı ki kendilerinde gelemediler. Bu yıl ise baharda çok güzel renklerde açtılar. Bir tanesi var. İçinden çıkan dallar bir başka. Yaban gülü olarak çiçekleniyorlar. Yaprakları ufak. Aynı kökte orijinal gül de duruyor. Yaprakları kocaman ve koyu yeşil. Gül, hem de kokulu gül olarak ta açmışlardı onlar baharda. Bugünlerde o kadar çok sataşkan dallar çıkardı ki, aldım elime budama makasını, gözüme aykırı gelen her yeri budadım. Elbette mevsimi falan değil. O yaban gülüleşmiş kısımlarını yok ettim. Çok yaşlanmış kısımları da yok artık. Gül açıp, solmuş, kurumuş kısımları da budadım. Gözüme sağlıklı gelen ne varsa bıraktım. Bakalım "eserimi"zi nasıl bulacağız, zamanı gelip te güller açtığında?
Neyse ben budamayı yaptım, bi de baktım mesaj kutumda ağaçlar.net ten bir mesaj. e dergiyi haber veriyor. Açtım hemen, doğru gül budama kısmına. Okudum tabii. Hani derler ya elden gelen öğün olmaz, olsa da vaktinde olmaz. Şaka..şaka... Okusaydım vaktinde forumdaki ilgili konuyu böyle yapmayabilirdim (yapadabilirdim tabii). Herkese güzel kokan güller temenni ederim.

igk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 20-08-2007, 01:18   #183
Ağaçsever
 
nacrun's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-08-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 32
evet gül çeliklemek herkezde bi sorun galiba gerçekten şunu iyice bi öğreten çıksa bize minnettar kalıcam.2 senedir deniyorum önce tutuyo daha sonra kuruyor kocaman bi bahçem var parayla aldıklarım hariç hiç çelikten gül yetiştiremedim üzülüyorum çok olsunlardar dye hep deniyorum hiç başarılı olamadım, bizi iyice bilgilendirin ne olur

eyüp arkadaşım ben hiç daha kuşburnu hariç gülde toğum görmedim ki ekmesini bilim bizi bu konuda lütfen aydınlatırmısın nerden alınır nasıl teymin edebilirim benim acilen gül yetiştirmem lazım çok kafaya taktım ama yapamıyorum hasta oldum artık gözüm milletin bahçesinde valla

gerçi okuya okuya bayağı bilgilendim ama şuanda balkonda yeni 2 yıllık gül fidanlarım var çokta çelimsiz aceba şimdi tazelerinden denesemmi yoksa vaktinimi beklesem çünki fazla dalı yok sora dal bulamam ekmeye
ama inanın benim bu işi öğrenmem şart dediğim gibi kocaman bahçem var fakat bağçede bitane gülüm yok

sizden öğrendiklerime dayanarak şurda hata yapıyomuşum demek ben çelikleri diktikten sonra fazla beklemeden yer değiştiriyorum demek onları o zaman kaybediyorumherkeze verdiği bilgi için şimdiden teşekür ederim

Mahmut Bey ,
Bahsettiğiniz güllerden bende 3 adet var. Kırmızı, Beyaz ve Lila rengi. Muhteşem kokuyorlar ve yılda 7-8 defa açıyorlar. Bu sene kalemledim şu anda sonucu bekliyorum. Resimlerini daha sonra gönderirim.
sayın kuyucu keşke imkan olsada o gül çeliklerinden banada ulaştırabilseniz çok sevinirim bölge olarak üsküdardayım

nacrun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-09-2007, 19:40   #184
Ağaç Dostu
 
celalsungur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-08-2007
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,635
Galeri: 95
Güller seyrek çiçek açıyor

Bahçedeki güller çok seyrek ve az sayıda çiçek açıyor.
Alışveriş merkezlerinde satılan gül besinlerinden de bol bol verdim fayda etmedi.
Yardımcı olursanız sevinirim.
Böyle giderse Gül yetiştirmekten ümidi keseceğim.
Bahçeye daha bol çiçek açan güzel kokulu başka bitkiler dikeceğim.

celalsungur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2007, 17:20   #185
Ağaç Dostu
 
limon's Avatar
 
Giriş Tarihi: 14-03-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 6,274
Galeri: 640
Bildiğim ve yetiştirdiğim kadarıyla hemen her çeşit güllerin en güzel ve bol açtıkları ay Mayıs ayıdır. Yediveren güller devamlı açmaya devam etseler bile Mayıs ayındaki çoşkuyla açmazlar. Gül bitkisinin ebatlarına göre sizin tabir ettiğiniz gibi tek tük veya üç beş tane açarlar. Diye biliyorum ben.

limon Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2007, 17:46   #186
Ağaç Dostu
 
celalsungur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-08-2007
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,635
Galeri: 95
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi limon Mesajı Göster
Bildiğim ve yetiştirdiğim kadarıyla hemen her çeşit güllerin en güzel ve bol açtıkları ay Mayıs ayıdır. Yediveren güller devamlı açmaya devam etseler bile Mayıs ayındaki çoşkuyla açmazlar. Gül bitkisinin ebatlarına göre sizin tabir ettiğiniz gibi tek tük veya üç beş tane açarlar. Diye biliyorum ben.
Teşekkür ederim.

celalsungur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-09-2007, 18:14   #187
Ağaç Dostu
 
celalsungur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-08-2007
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,635
Galeri: 95
Beş yapraklının üstünden mi kesmeli altından mı

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Todor Mesajı Göster
Ben birisinin bahçesinde çok güzel kokan beyaz bir gül buldum. Ondan çelikler aldım. Sonra bunları hindisatan cevizi torfuna diktim. Köklendiler. Şimdi saksıdalar ve çiçekte açıyolar. Kuruyan çiçeklerini ilk beş yapraklı gözün üzerinden kesiyorum. Fakat, ilk zamanlar çelik aldığım anaçla aynı şekilde çiçek açarken, şimdi açtığı çiçekler oldukça küçüldü ve pembeleşmeye başladı. Kokusu hala var. Acaba anaç aşılı güldü de, benim gülüm yabanileşmeye mi başladı?
Bu bakımdan çiçek sapının, üstteki ilk beş yaprakçıklı yaprağın altındaki noktadan kesilmesi gerekir ](yumuşak uç alma noktası ). Bu işlem, alttaki yuvarlak tomurcukların ileride uzun saplı, kaliteli gül meydana getirmelerine yardımcı olur.''(Mine hanım'ın bu konudaki alıntısı)

celalsungur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 28-09-2007, 16:15   #188
-
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: Kızılcahamam
Mesajlar: 28
Çelikten gül köklendirme

Arkadaşlar ben ziraatçi değilim, burayada yazdıklarım bu konuya yeni merak salanlar içindir, eğer bir işe yarar sa mutlu olurum. Güllere hem çok zaman hemde para harcadım. İyi cins güller daima ilgimi çekiyor.. bir yerde iyi cins bir gül görsem içim gidiyor..
aşı yapmaya çalıştım ve yaptırdım 40 ın üstünde gül heba ettim, olmadı ..
Aşağıda yazdıklarımı ben deneye yanıla öğrendim ve %100 başarılı sonuçlar alıyorum ve çokda memnunum. Hemde asitlere kimyasallara gerek duymadan en ilkel yöntemlerle.Benim için önemli olan sonuç. Hiçbir kalıplaşmış kuralı yok. Uyulacak tek kural ; bir parça gül dalı, sadece biraz kum ve biraz dikkat hepsi bu.. Bu işte cesur olun hiç kendinizi kasmayın neyi yanlış yapıyorum diye.....****** bir iki püf noktası var ama o kadarda incelemeyin......Daha pratik ve daha teknik bi yöntem varsa o yöntemde size kalmış saygı duyarım.

En kolay yöntem çelik köklendirme .. Aşılama zordur, epey ustalık ister. Asla tohumdan denemeyin. hem çok zaman alır hem zordur hemde Çalımsı, zayıf yapraklı ASİ GÜL dediğimiz bir bitki ortaya çıkar, beklediğiniz, aynı cins güle asla benzemez.Aşı olmadan aynı gülü elde edemessiniz. Bahçenizde Kuşburnu gillerden bir çalınız olur.


ÇELİKTEN KÖKLENDİRMENİN AVANTAJI ;

En yaygın yöntemdir. Aynı hücreden çoğalma yaptığınız için hem aşıya gerek kalmadan gördüğünüz gülün aynı cinsini elde edebilirsiniz, hemde başka bir şehirde tatilde bile bir yerde gördüğünüz gülden bir parça çelik alıp onu daha sonra bulunduğunuz şehirde köklendirebilirsiniz... Diktiğiniz yere ve bitkiyi besleme şartına bağlı olarak aynı cins gülleriniz olur. Tek dez avantajı;bilindiği gibi çetin toprak şartlarına uygun kökle,iyi cins gövdenin birleştirilmiş olmaması. Buda zaten gül bitkisini etkilemiyor ve sonuçta hiçbir değişiklik yaratmıyor.

ilk önce şunu söylemek isterim tavsiye edeceğim bu yöntem tüm gül cinsleri için geçerli bir yöntemdir.

ÇELİKLERİN SEÇİMİ )
Çelikler kurşun kalem kalınlığında olsa iyi olur.O kalınlıkta olmazsada üzerinde tek yaprak kalmış, kalınca bir dal bile işinizi görür. Hiç endişe etmeyin. Yeterki sabırlı olun vazgeçmeyin. (ucu nasıl olcek boyuydu posuydu siz kurallara takılmayın zaten acemisiniz Bahçevan değilsinizki nasıl seçeceksiniz.Kestiğinizi alın işte ucunda biraz yaprak olsun yeter)
Taşıma ve yataklama sorununuz yoksa(kum tavası veya sandığının boyu) boyları ne kadar uzun olursa, o kadar köklenmesi kolay olur ve tek çelikten birden çok fide elde edersiniz ama imkanlarınız müsait değilse, yaklaşık 40 ve 60 cm arası boyda ve görüntüsü genç, ve üzerinde yapraklı kısımları veya gözleri çok olan ince dallardan kesin .. Tecrübeme dayanarak çeliğin ay'ı mevsimi yoktur. İyi cins gül nerede bulursanız hemen çakıyla dalın. Hiç takvime bakmayın. Tek dikkat etmeniz gereken ; bahçede köpek filan olmasın. Hatta çiçeğinide gördüğünüzden ne yetiştirdiğinizide bilirsiniz.Çelik alırken mevsim olarak ben hiç ayırım yapmadım çünkü başka bir şehirde tesadüfen gördüğüm ve beğendiğim güllerden çelik alarak su dolu pet şişe içinde taşıdım. Uçları su içerisinde olsun sorun değil. 1 hafta bile o şekilde arabada benimle gezen çelikler oldu ara sırada yapraklarını sulayın çünkü gövde yapraktan suyu daha iyi alır geç pörsürler ama geciktirmek iyi değil. Çeliği kesip nemli bir pamuğa-beze sardıktan sonra üstüne streç film dolayıp, sonra kargoyla bile yollayabilirsiniz. Yeni tomurcuk vermeden mart ve ağustos sonları çelik almak için çok uygun..Ama bence beklemeyin ne kadar erken başlarsanız gövde okadar erken köklenmeye çalışıyor hatta zamandan avantaj bile elde ediyosunuz

YATAKLAMANIN YAPILACAĞI YERİN HAZIRLANMASI ;
Uygun tavalara en az 5 cm tava müsaitse 10 15 cm ye kadar kum serin. Tava; Kullanmadığınız, yatay balkon saksısı, boyuna kesilmiş pet şişe eskibir dolap çekmecesi veya içine su sızdırmaması için naylon serilmiş ince uzun çiçek kutusu bile olabilir. ortamınızın müsade edeceği ne varsa. yalnız tahta sandıklar suyu tutmadığı için iyi sonuç vermiyor deneyeceksenizde içini naylonlayın. Tavalarınızın alt deliği fazla büyük olmasın suyu iyi tutsun, altındaki taliye deliği olarak azcık çatlak veya küçücük bir delik bile yeter.
Eğer hiç imkanınız yoksa, bir 1.5 lt lik, içi kum dolu pet şişe bile olur.

ÇELİKLERİN HAZIRLANMASI VE YATIRILMASI ;
Aldığınız çeliklerin uç kızımlarını 45 derecelik açıyla düzeltin.
Çelik köklenene kadar, gövdeden nemi alacağı için, gövdenin uzun olması avantajdır. Çeliğinizde tomurcuk varsa yukarı doğru bakacak şekilde, gövdede yaprak varsa yaprakların yüzleri (altları değil ) havaya bakacak şekilde yatırın. Birden fazla çelik yatıracaksanız aralarında yaklaşık 10 cm mesafe bırakın. Kökler birbirine girmesin,söküm yapılırken zarar görmesin. Yapraklı kısmı çeliğin 3/1 ni geçmemesi kaydıyla tavanın kenarından dışarda bırakın (yapraklı olan en tepe kısmı) geri kalan kısmı tekrar 0.8 veya o incelikte bulabildiğiniz kumla örtün.Gövde üzerinde yaprak filan varsa hiç koparmayın,kumun dışında kalıyosa kalsın ama gövdenin tamamı kum altında olmalı.Çelik gövdesindeki yaprak kolları tek çelikten birden fazla fide almanızı sağlar.fazla yaprakların gövdenin suyunu tüketir gibi bi endişeniz olmasın. siz kumu nemli tutun gövde fazlasıyla suyunu alır. Deniz kumu olmamasına dikkat edin tuzlu olacağı için köklenme olmaz. çok mecbur kalırsanızda bence iyice kumu yıkayın .Çeliğin alt kısmındaki kum kalınlığı çok önemli değildir ama üstünü örten tabaka mutlaka 5 santim civarında olmalıdır aksi takdirde yeni sürgünler çıkamıyor veya çelik çürüyor.Çeliğin gövdesi kumun altında yapraklar dışarda kalacak şekilde yataklanmış oldu.

kumun içine toprak,humus, torf, gübre gibi bir madde katmanızı köklenme safhasında önermem, çürümelere sebeb olur ayrıca toprak gövdenin köklenmesini zorluyor bu nedenle kum kullanıyoruz ama fazladan perlitiniz varsa onu koyun. Köklenme aşamasında sırf kum daha iyi sonuç veriyor. Kesinlikle gübre veya başka bir çeşit besin maddesi ilave etmeyin. Zaten bitkininde bu aşamada besine değil yalnız suya ve köklenmeye ihtiyacı var.

YATAĞIN YERİ VE SULAMA ;
Yatağınızı, güneşi direk görmeyen bir yere bırakın eğer böyle bir imkanınız yoksa üzerine bir tarafını açtığınız karton kutu gibi birşeyle veya bir örtüyle güneşlik yapın.Kumun nemli kalması çok önemli kum daima nemli kalmalıdır Kumun üzerinde kuruma gördüğünüzde tekrar sulayın çok sulama yapmaktan çekinmeyin. Suladığınız su gölcük oluşturup üzerinde saatlerce kalmasın yeter. kum suyu emmiyorsa gövde çürüme yapar.Tavanın altındaki taliye deliğini ona göre ayarlayın. Akşamları bir kere mutlaka sulamaya bakın. Nemsiz kaldığı 2 - 3 günde bile kurur emekleriniz boşa gider. Ama bi terslik olurda sulayamadığınızda yaprakların kuruduğunu görürseniz, sulamayı bırakmayın, kumun altındaki gövde hala canlıdır, tekrar sürgün verir.

KÖKLENME ;
Yaklaşık bir mevsim sonra köklenme tamamlanır (yaklaşık 90 gün )ama acele etmeyin kökler iyice gelişsin ve kış ayına gireken bahçenize dikim yapın. 90 gün her cins için geçerli olmayabiliyor. Ben hep 1 yıl bekledim, %100 sonuç aldım. Ağustos ayında yatırdığınız çelikleri kışa dikmeye kalkmayın. Kökleri çok az gelişmiştir. Kışı ve gelecek baharı geşirmesini bekleyin. Kökler kumda daha hızlı gelişir.Toprakta çok daha yavaş olur. Dolayısıyla yeni fidanınız cılız ve gülleri zayıf olur büyümekte zorlanır. Bırakın yatakta bir mevsim daha kalsın kökleri iyice serpilsin kalınlaşsın. Güçlü kök, bitkinin daha çok besini topraktan toplaması demektir. Sonra toprağa dikdiğinizde daha güçlü ve coşkulu olur. Yataklamanız kış aylarına rastladıysa ve kışları sert geçen bi yerdeyseniz üzerini çulla örtün ve naylonla kapatın aşırı don almasın ama kesinlikle içeri almayın yoksa çelikleri şaşırtırsınız.

sÖKÜM VE DİKİM ;
Sökme işlemini kesinlikle elle çekerek veya etrafını açarak yapmayın, yatağı hafifçe yatırıp su dökerek kumları akıtıp, kökleri ortaya çıkarın özellikle kılcal kökler zarar görmeden bu yöntemle yataktan çıkrabilirsiniz. çelik kökleriyle tavadan ayrıldıktan sonra açtığınız çukura köklerini açarak üzerini toprakla örtün ince bir tabaka örttükten sonra doğal gübre imkanı olmayanlar meyve sebze artıklarınıda gübre olarak kullanabilirler. sonra toprakla tekrar örterek sıkıştırın. yaprakların yönünün güneşe bakması iyi olur. dikim için seçtiğiniz yer ne kadar güneş ve rüzgardan uzak olursa yaprakları ve açan çiçeği okadar güzel olur ve çicek çok uzun süre dalında kalır. Dikimden sonra bolca can suyu verin ve hatta su çektikten sonra 2 kere daha verin.Suyun alt katmanlara inmesini sağlarsınız ilerleyen saatlerde bitkinin bu neme ihtiyacı olacaktır.



Bakalım akşama makina bulursam burada resimli örneklerinide gösteririm.

Biliyorum çok uzun oldu.. Tavsiye ettiğim detayların, ayrıntılarını, sebeb sonuçlarını, ince ince yazmadım. Yukarıda yazdığım fakat dikkat çekmeyen her noktanın bir sebebi ve sonucu var. Eğer yazdıklarımı aynen denerseniz 10 katını kendiniz görüp öğreneceksiniz. Katılmayan **** detay isteyen arasın cevaplayım.

Elinizde iyi cins gül varsa haber verirseniz sevinirim Mesela; halfeti gülü

Daha da takıldığınız yer varsa lotus1071@hotmail.com

Eklenen Resimler
 

Düzenleyen Lotus_1071 : 27-10-2007 saat 19:15
Lotus_1071 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-09-2007, 17:04   #189
-
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: Kızılcahamam
Mesajlar: 28
Halfeti Gülü

(Yeni şafak online, gazetesinden )

Halfeti gülü, "14. Louis" türü çıktı

Sadece Halfeti'de yetişen "siyah gül"ün Fransa'dan getirildiği ortaya çıktı.


Türkiye'de sadece Halfeti'de yetişen "siyah gül"ün, Fransa'dan Türkiye'ye getirildiği ortaya çıktı. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Turhan Baytop'un araştırması sonucunda, siyaha yakın koyu kırmızı renkli Halfeti Gülü'nün 1859 yılında Fransız gül yetiştiricisi Guillot tarafından üretilen "14. Louis" türü olduğu belirlendi. Prof. Dr. Baytop, Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanan "Türkiye'de Eski Bahçe Gülleri" adlı kitabında, Türkiye'de yetişen gül türlerine ilişkin araştırmalarının sonuçlarına yer verdi. Buna göre, Türkiye'de "Siyah gül" olarak bilinen tür üzerinde araştırma yapan Prof. Dr. Baytop, Halfeti'de yetiştirilen siyah güllerle ilgili bilgi ve fotoğrafları güller üzerine özel araştırmaları bulunan İngiliz botanikçi Martyn Rix'e gönderdi. Rix, yaptığı incelemeler sonucunda, "Siyah Halfeti Gülü"nün, 1827-1893 yılları arasında yaşamış ünlü gül yetiştiricilerinden J. B. A. Guillot tarafından 1859 yılında Lyon'da üretilen "14. Louis" türü olduğunu tespit etti. Halfeti'de yetiştirilen Siyah Halfeti gülünün ne zaman ve nereden geldiği bilinmiyor. Siyaha yakın koyu kırmızı renkli, yarı katmerli ve kokulu olan bu gül türü, ilk ve sonbaharda çiçek açıyor. 1-1,5 metre yükseklikte bir çalı olan bu türün çiçekleri, 6-7 santimetre çapında bulunuyor
--------------------------------------------------
Bu gül, Fransaya buradanmı gitti_? yoksa Fransadan burayamı geldi_? (al bir polemik daha)



Halfeti kaymakamlığı, Kaymakamlık üretme istasyonunda, sürekli üretip satışını yapıyomuş. (halfeti de bana pek uzak be... nası yapsak).
Çok kafaya takan varsa ,; Halfetideki En eski üreticininin telefonu; 0535 324 98 68 Sait sümer

Eklenen Resimler
 
Bilge Kerem beğendi.
Lotus_1071 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-09-2007, 19:55   #190
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 21,981
Galeri: 103
Sayın Lotus 1071, hiç yorulmadan ve üşenmeden yazdığınız 199 ve 200 numaralı mesajlarınızı büyük bir dikkat ve zevk ile okudum. Çok teşekkür ederim bu bilgileri bizlerle paylaştığınız için. Manyas'ta bahçemde 100 ün üzerinde gül var. Son olarak İtalya'dan 50 adet getirtmiştim ama bana 30 tane filan kaldı. Bir kısmı kargoda yok oldu bir kısmı da çok zedelendiklerinden tutmadı. Bizim buradan aldığımız güllerden farklı gibi, yani çiçekleri çok daha iri. Renklerine gelince çok değişiklik yok. Kameriyemi saran güller koyu kırmızı ve çok güzel kokulu. Ben onların adını Montekarlo diye biliyorum. Riviera fidanlığından alırken bana öyle demişlerdi. Şimdi bu güllerden sizden öğrendiğim şekilde çelikler yapacağım. İnşallah başarırım, ve isteyen arkadaşlara dağıtırım. Tekrar teşekkürler, takıldığım bir yer olursa sizi rahatsız etmemde bir sakınca yoktur inşallah.
Saygılar.


Düzenleyen Güler : 26-01-2008 saat 07:30 Neden: harf hatası
Güler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 30-09-2007, 22:32   #191
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
siyah gül denebilirmi?

Sayın Lotus 1071,
Benim, yaprak yüzeyinden dolayı, kadife gülü olduğunu zannettiğim gülüme, fidanlık sahibi bir tanıdığım, siyah gül dedi.

Gonca halinde gerçekten çok koyu kırmızı, açmış hali ise maalesef son günlerinde resimlendi. Bu sene 4 defa çiçek verdi. Fakat bence enteresan başka bir husus, aynı kökten sağdaki dalın gerçek kırmızı açması.
Resimler ilişikte.
Saygıkarımla

Eklenen Resimler
  
Bilge Kerem beğendi.
tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 01-10-2007, 09:43   #192
Ağaç Dostu
 
celalsungur's Avatar
 
Giriş Tarihi: 29-08-2007
Şehir: İZMİR
Mesajlar: 1,635
Galeri: 95
İtalyan gül çeliklerine talibim.

Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi Guler Mesajı Göster
Sayın Lotus 1071, hiç yorulmadan ve üşenmeden yazdığınız 200 ve 201 numaralı mesajlarınızı büyük bir dikkat ve zevk ile okudum. Şimdi bu güllerden sizden öğrendiğim şekilde çelikler yapacağım. İnşallah başarırım, ve isteyen arkadaşlara dağıtırım. .

beni talep edenler listesine şimdiden yazarsanız sevinirim.

celalsungur Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-10-2007, 04:23   #193
-
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: Kızılcahamam
Mesajlar: 28
Sayın Tugo

Ben sadece kendi çiçeklerimin uzmanıyım onlarda resmen ''kobaya'' döndü. senin çiçeğin cinsi konusunda Fidanlık sahibinin fikri ****** daha kıymetli ama Halfetidekiler tamamen siyahmış. başka yerlerde sahip olanlar patlıcan moru tonuda diyende var. ankarada sahib olanda tamamen siyah diyor.benim gördüğüm neredeyse siyah renkte nefis bir kırmızıydı. Halfeti gülü Sipariş verdim.Bayramdan sonra kısmetse tanışacaz, bakalım benimki nasıl olacak.

Halfeti gülüne sahip olanların bir kısmı, başka bir yere dikilince koyu kırmızıya dönüyor diyor. Bir kısmıda yaş ilerledikçe siyahlaşıyor diyor. Her bitki geliştikce gerçek cinsinin normlarını verir. Ama toprağıyla getiren bir ankaralı arkadaş siyah açmaya devam ettiğini yazmış. O zaman ihtimallerin çoğu gidiyor tenekedeki toprak kalıyor. Bence sır toprağın içinde. O renge yardımcı olan farklı bir mineral olabilir.
Arkadaştan mesajıma cevap gelmedi . Gelse gidip görcem.
Ama sizin gülün rengi çok güzel. Kesme çiçek gibi duruyor. Eğer açtığında ortada hala küçük bir tomurcuk duruyosa bence süper. Resimden çok genç bir fidan gibi duruyor. Bekleyin bakalım. bir kaç yıl geçsin, cinsinin son halini alsın.

Farklı güle gelince,
Farklı renkte çiçek açan dal, Toprağın altındanmı geliyor_?
fotoğrafta tam olarak görünmüyor. Eğer öyleyse, Çelikten köklendirilmiş bir güle sonradan koyu kırmızı gül aşılanmış. Çünkü alttan gelen gülde iyi cins bir gül , yabani gül değil. Veya aşılanmış köklü güle, sonradan bir aşı daha yapılmış, arada kalan gövdeden sürgün vermiş.Bence üretilmek istenen koyu görünen gül.

Eğer tahmin ettiğim gibiyse ; Ben çocukken, Yaşlı bir komşumuz vardı bahçesinde çok yaşlı gövdesi nerdeyse ağaç gibi yaşlı bir gülü vardı. Gül açtığında, sarı -kırmızı- beyaz her renkten bir sürü gül açardı.Ben onun cinsini öyle sanırdım. Yıllar sonra çocuklarına sorduğumda Babam bulduğu her gülü o güle aşılardı dediler.Meğer aşıyla arajman gibi açan bir gül yapmış rahmetli. Demekki birden fazla cins aşılanabiliyormuş. Başkada aynı fidanda farklı renkler açan birgül ne duydum ne gördüm.
Gerçekten merak ettim . Toprağı biraz eşele yandaki kırmızı gülün altında aşı izi varmı_?
Varsa bir gülün aynı dalına, arka arkaya aşılar yapılabiliyor.yani alt alta iki aşı izi varmı ortadaki parçadanda farklı renkteki dalmı çıkıyor ? Bi incele bakalım..
Bizim komşunun yöntemi böyle birşeymi_? yoksa farklı farklı dallara aşı yapılabiliyomu _?

şu işi el birliğiyle bi çözelim


Düzenleyen Lotus_1071 : 02-10-2007 saat 07:19
Lotus_1071 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-10-2007, 06:31   #194
-
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: Kızılcahamam
Mesajlar: 28
Sayın Güler

Öncelikle imrenmedim desem yalan olur. Dilerim emek verdiğiniz o çiçeklerin tadını doya doya çıkarırsınız.

Tüm bitkiler geliştikçe gerçek normunu alıyor.toprak pek sorun olmuyor onda müdahale imkanınız var. Ama sulama, budama en önemliside beslenme ve güneş. Ben, tek çelikten aldığım farklı sürgünleri, farklı özellikli yerlere diktim aralarındaki fark da büyük oldu. En büyük fark, gübreli ve rüzgarı az alan gölgedeki güllerde oldu. Yaşlarını aldıkça görüntüleri çok değişiyor. İlk çiçekleri beyaza yakın küçücük açan çelimsiz güllerde oldu. Sonradan düzeldi.

Yaşlandıkça güllerinde verimi düşüyor. çok beğendiklerinizden neslini kaybetmemek için yeniden çelik almanızı öneririm. Nakliye sırasında, bağzıları heba oldu dediniz. Benimde başıma geldi. Yaprakları kalmamış gövdesi susuzlıktan tamamen buruşmuş sanki kurumuş görünümlü fideleri de diğerleriyle gübreledim suladım.yeni tomurcuklar patlatıp canlandılar. tek ayrıcalık , biraz gölge ve rüzgardan korunaklı bir yere diktim. kurumuş ağaç rengini almadıktan sonra gülden umut kesilmiyo ben onu öğrendim.

Benim ilgimi çeken, kamelyanızdaki ''Kırmızı Kokulu Gül '' oldu. genelde sarmaşıklar küçük çiçeklidir. Acaba sizinkinin büyüklüğü nasıl._?

Teklifim ve sizden ricam
Elinde, sizin gibi kıymetli gülü olan arkadaşlar. Budama yapmadan önce burada haber verse, budama artıklarının her parçası çelik olarak kullanılır. Çok arkadaşımızda talip olacaktır. Kargoyla gönderirseniz çeliklemesi yapılır.Böyle bir cins çeliğin kıymetini, buradaki her arkadaş biliyordur. Çöpe giden küçüçük bir çomak,başka bir arkadaşımızın tarifsiz mutluluğu olacaktır bence.. Bunu lütfen arkadaşlar ihmal etmesin .

Sayın Güler ilginize teşekkür ederim.
Her türlü paylaşıma ****** seve seve ...

Saygılarımla


Düzenleyen Lotus_1071 : 02-10-2007 saat 19:47
Lotus_1071 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-10-2007, 18:18   #195
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Sayın Lotus 1071,
İlginiz ve detaylı cevabınız için çok teşekkürler.

Halfeti gülü renginde olmadığı anlaşıldı ancak aynı kökten (hatta aynı daldan) iki ayrı renk vermesi incelemeye değer dediğiniz için, aşağıda, fotoğraflar üzerinde elimden geldiğince bilgi vermeye çalıştım.

Bulgaristan'dan perakendeciden almıştım.Aşı altındaki ufak kök, az miktarda, yanılmıyorsam, hindistan cevizi liflerine sarılı idi.Aşı üzerinde de en fazla 15 cm uzunluğunda 2 adet yapraksız kalemi vardı.
2006 yaz sonu diktim, ama maalesef özellikleriyle ilgili notlarımı kaybettim.

Şu anda hiç çiçek yok üzerinde ama koyu kırmızı veren dallardan biri hemen eski gül kesiğinin ucundan kırmızı yaprak sürgünlerini verdi, gövdenin çeşitli yerlerinde de birçok göz gelişmesi var. En son resimdeki kırmızı gül, dal arkadaşı ve aynı formda idiler.

Üzerinde gül kalmadığı için, bir yanlşlık yapmıyayım diye önceden çekilmiş fotoğraflarla bitkinin yanında bayağı bir çalışma yaptım. Ama yine de ihtiyatlı davranmak istiyorum, sonra sizlere çok mahçup olurum.

Bundan sonra yakın takibe alıp, yeni gelişmeleri daha sıhhatli bildireceğim)

Saygılar


Düzenleyen tugo : 02-10-2007 saat 18:30 Neden: resim üzerindeki notlar okunmadığı için,yeniden hazırlamak üzere
tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-10-2007, 18:27   #196
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Resim yazılarını düzeltmeye çalıştım

Eklenen Resimler
     
Bilge Kerem beğendi.

Düzenleyen tugo : 02-10-2007 saat 19:15 Neden: düzeltme
tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 02-10-2007, 23:29   #197
Moderatör
 
Güler's Avatar
 
Giriş Tarihi: 26-04-2007
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 21,981
Galeri: 103
İyi akşamlar Lotus 1071, nasılsınız?.
Daka evvel güller hakkında okuduğum bir kitapta, hişbir şekilde siyah gül olmayacağını yazıyordu. Çok koyu bordo, siyaha yakın olur ama siyah olmaz diye okumuştum. Benim bahçemde de çok koyu bordo bir gül var. Tomurcukken siyah sanırsınız ama çiçek iyice açınca kadife gibi ama çok koyu bordo olduğunu görürsünüz.
Kameriyedeki güllerim kokulu ve çiçekleri oldukça iri.
Bu sene orta budama yapmayı düşünüyorum. Geçen sene Manyas ziraatten gelen bir ahbap ben yokken eşimden izin almış ve gençleştirme budaması yapmış, kestiği bütün dalları da beraberinde götürmüş, şimdi o çelikler Manyas Hastahanesinin ve Kaymakamlığının bahçesini süslüyor. Bu sene Şubat sonu diye plan yapıyorum ama havalara bağlı tabii, eğer çok sıcak gider de patlatma yaparlarsa daha da erken budarım.
Fakat bu hafta sonu sizden öğrendikleri mi inşallah tatbik edeceğim.
İyi geceler.

Güler Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-10-2007, 00:52   #198
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Tembel köklendirme

Gardenweb isimli sitenin aşağıda bağlantısı verilen forum kısmında,”dmaivn” kullanıcı isimli katılımcı “Tembel, yavaş köklendirme metodu” diye tercüme edilebilecek “Lazy rooting method” diye bir gül çeliği köklendirmesi anlatıyor ve başarı oranının çok yüksek olduğunu iddia ediyor.
Aşağıdaki resim de kendisine aittir.

Forumda yer alan başka bir katılımcı,bu metodu denediğini ve 50 de 34 randıman aldığını,bir başkası,yosun kullanmadan 10 da 8 randıman aldığını yazmış.

Ben daha denemedim.Forumda yazılanlardan ayıkladığım bazı notları,sorumluluk almadan, aşağıda belirtiyorum,yanlış veya kafa karıştıracak bilgiler var ise uzman arkadaşlarımızdan özür dilerim.

Bu sistemde;

-Kış budamasından alınan yarı odunsu çelikler, ilkbaharda toprağa dikilecek haldedir.

-Yaz sonu budamasından yapılacak köklendirme sonucu,kışa girerken açacak “bebek” güller, kışı uykuda geçirirken kök güçlendirecekleri için, ilkbaharda çok hızlı gelişim gösterirler.

-Çelikleri ince kuma ve resimdeki gibi gayet sık bir şekilde dikiyor ve yoğun dikimin çeliklerin hastalıklara karşı bir çeşit dayanışma göstermelerini sağladığını iddia ediyor.

-Kum köklere hava geçirmek için idealdir der.

-Bazen kuma nem tutması için bataklık yosunu karıştırıyor.

-Kabın en altına,hızlı uzayan kökler olursa beslensinler diye biraz iyi toprak koyuyor

-Çeliklerin yapraklı olmasına gerek yoktur.

-Bir müddet sonra yapraklanma başlıyacak ancak daha köklenme olmadığı için kesinlikle gübre kullanılmaz, kök kontrolu için acele edilmez.

-Çelik kabı direk güneş almayan aydınlık bir yerde tutulur.

-Toprağa dikme zamanı geldiğinde, çelik kökleri, kuma dikilmiş olmalarının bir avantajı olarak, saksıya tutulacak hafif bir su tazyiki neticesinde kumun aksaması sonucunda, zedelenmeden çıkarılmış olur..

Denemeye değer mi?
http://forums.gardenweb.com/forums/l...005616751.html

Eklenen Resimler
 
milaca2010 beğendi.

Düzenleyen tugo : 03-10-2007 saat 01:00 Neden: Başlık eklendi-link verildi
tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 03-10-2007, 20:16   #199
-
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: Kızılcahamam
Mesajlar: 28
Sayın Güler
ve
Sayın Tuğrul Nasılsınız_?

Arkadaşlar böyle platformlarda fikir paşlaşmak gerçekten zor. Çünkü birisi hemen kendine vazife çıkarıp hoş olmayan bir üslüpla ağır eleştride bulunuyor. Bu nedenle öğrendiğiniz doğrularıda paylaşamıyorsunuz.Az biraz tadınız var oda gidiyo. Neticede ziraatçi değiliz, burada elinde 3-5 gülü olan, bitkiyi seven,meraklısı insanlarız, hepsi bu.

Bende siyah gül olmayacağını okumuştum. Siyah Gül resimleride gördüm belki fotoshop olabilir diye düşündüm olmasada hiçde çekici değil, bana itici bile geldi. Fakat koyu kırmızı tomurcuk güllere aşırı merakım var. Çoktandır merak ettiğim ve yapmaya çalıştığım bir konu da: bir gül fidanına farklı farklı türlerin aşılarını tutturabilmek ama daha başaramadım.
SAYIN GÜLER, ben aşağıdaki aşı makasını Ankarada bulamadım. Kendim benzerini yapmaya çalışıyorum. Eğer böyle bir milimetrik göz alan, ve yerini açan bir aparat olursa, göz aşısı tutma yüzdesi çok artar. Sizin gül çeşitleriniz çok, zannederim imkanınızda var. Bir tanede siz temin edin derim. Asma, Ceviz, tüm fidanlarda işinize yarar. Madem bahçeniz var, böyle aparatlara paracıklar, mecbur gidecek. Eğer rastlarsanız bana haber verin.(ben alıyım, lazım olunca kargoyla paslaşırız.)
Vidio da pek net çıkmamış ama bir çubuktan diğerine göz naklediyor.

Son yıllarda botanikçilerin birleştiği bir nokta ''Bitkiler aleminde olmaz diye Bir kural olmaz'' Bitki antfrizleri, Çekirdeksiz karpuzlar, ağaçta yetişen patlıcanlar, çölde yosunculuk. Hele, İsrail ve genetikçiler bitki dünyasının altını üstüne getirdi. Bence Tanrının işine fazla karışıyorlar, bu sefer fena çarpılacaklar)

Sayın Tuğrul
Sizin güllerin resmini gördüm. Fakat net birşey söylemek için, tanıdığım bir ziraatçi arkadaşım var. Şuan köyüne gitmiş, görüşemedim ancak gül'ünüzün, özel ve kıymetli bir gül olduğu kesin..Arkadaşımında fikrini alayım sonra size düşüncelerimizi aktarırım. (eğer birden fazla göz aşısıyla olmuşsa, aşıyı yapan çok ustaymış

Çeliklendirme için aktardığınız notlarda güzel . Not da belirtilen tüm uygulamaları bende denedim.Hemen hemen aynı (pet şişe ). orada yazılan bataklık yosunu : torf dur. Varsa perlitde olur. Burada şuna dikket edin ; Eğer toprakta kullanacaksanız, Çeliklerin ucu, kovanın dibine koyduğunuz toprağa değmesin. arada 5-10 cm bir kum tabakası olsun. Kökler kumda çıktıktan ve çoğaldıktan sonra toprağa ulaşsın. Toprağın altındada gene kum tabakası olmalı. Suyun süzülmesi ve dipte çamurlaşma olmaması için.
Ben daha ilkel yaptım, çünki herşey tam ve zamanında olmuyor. Eğer köklendirme yapacaksanız, özellikle tavsiyem; 1-çelikler tam bir yılı devirsin, kökler iyice gelişsin. 2-Kökleri ayırırken mutlaka dibindeki kumu tamamen suyla akıtın. Çünkü kök güçlenmiş gibi görünüyor ama kökle gövdenin birleştiği nokta oldukça narin. Tık diye ayrılıveriyor.

Birde budama, çok profesyonel işi. Burda dikkatli olun. Yanlış budamada bitki kendini toplayamıyor. Benim tavsiyem çok usta değilse, başkasına yaptırmayın. Biraz bilgilenip yavaş yavaş kendiniz yapın. Alın bir kutu aşı macunu, ucuzdur. Kabuk yaralanmalarında da kullanırsınız. Kesilen uçların donmasını, kesilen yerden böceklerin girmesini, yuva yapıp içten kurutmasını engeller. Böcekler gülün ortasındaki süngerimsi tabakayı çok seviyor, bir girdimi gülü kurtarmak zor oluyor.

ayrıca söylememe gerek yok budama yaparsanız beni unutmayın.

Saygılarımla


Düzenleyen Lotus_1071 : 03-10-2007 saat 22:31
Lotus_1071 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 04-10-2007, 00:20   #200
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Detaylı cevabınız için teşekkürler Lotus 1071.
Ben gerçekten bu siteyi çok seviyorum.Yeni şeyler öğrenmenim yanısıra, benzer veya karşıt bilgiler arasında da beyin jimnastiği yapma fırsatı veriyor ve her gün ben bu sitede 3-4 mutlu saat geçiriyorum.

Evet, bazen polemikler ve sertleşmeler oluyor ama bunları fazla uzatmamakta yarar görüyorum. Bence “ mutlak doğru “ diye bir şey yok. Zaman, ortam, boyut vs gibi bir yığın nedenden dolayı, her an her şey doğru veya yanlış olabilir. Konuyu dağıttım.

Bu gülle ilgili siz arkadaşınızı beklerken ben de yeni çiçek vermesini bekliyeceğim.
Korkum, çiçeği kalmamış dalları, eski fotoğraflardan değerlendirirken aceba hata yapmış olabilirmiyim, diye. Ama tabii aynı kök olduğu konusunda bir tereddüt yok.

Gelişmeleri yazacağım tabii.

Gül budamaya gelince; yerli ve yabancı kaynakları sürekli okuyorum ama gülün başına gelince, beynim eski imtihan kapılarında olduğu gibi bom boş oluyor.

Bir kere, ben ne “ bud “ ne de “ göz “ göremiyorum ki, hemen biraz üstünden keseyim.

Ayrıca, eski çiçeğin kesilmesi gereken noktayı bazı kaynaklar “ çiçeğin altındaki ilk beşli yaprağın hemen üstünden “ derken, diğer kaynaklar “ ilk beşli yaprağın hemen altından” diyorlar. Demek ki bu konuda da mutlak doğru yok ve kendi “ doğrumsu “ mu yaratmak durumundayım )

Yolunuz İstanbul/Tuzla’ ya düşerse, buyurun kendi çeliklerinizi kendi ellerinizle kesin.

Mutlu günler dileğiyle - Saygılar

tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 08-10-2007, 15:39   #201
-
 
Giriş Tarihi: 27-09-2007
Şehir: Kızılcahamam
Mesajlar: 28
Sayın Tuğrul

Budama işi önemli ancak yazılanlar gibi, 4.yaprağın altı 3.nün kenarı diye, ebced hesabına girersen bu işin içinden çıkamassın. Elinde makas gül sana bakar, sen güle bakarsın. Bi yerden başla, seneye sonucu gör. Böyle böyle öğreneceksin. Bende senin gibiydim ne kadar okursan oku sonunda en yanlış dalı keseceğini garanti ederim. Bu işler böyle.
Ben olsam!!! Fidan'ın simetrisine, karşıdan görünüşüne dikkat ederdim. Karşıdan bakıldığında, koni veya V biçiminde olmasına gayret eder. 60 santimden uzun tüm dalları traşlardım. Sonrada dışarıda kalan dalları bırakır, içeride kalan sürgünleri temizlerdim. sonunda fidana tepeden baktığın zaman kesik uçlar bir daire olacak şekilde dizilmiş gördüğümde, tamam derdim. (sanki bir kalemlikte duran kurşun kalemleri düşün)

Budama işine en gözden çıkardığın fidandan başlasan iyi olur. Ayrıca bu işi çokda incelememek lazım yoksa bu işe olan hevesinde kaçar. Nasıl yaparsan yap. Oda senin tarzın olur. Nihayetinde, çalı gillerden bir bitki. Uğraşsanda kurutamassın. merak etme
Saygılarımla


EĞER, ELİNDE BİR FİDAN VARKEN KIYAMETİN KOPTUĞUNU GÖRÜRSEN,
DERHAL FİDANI DİK..
Hz MUHAMMED


Düzenleyen Lotus_1071 : 16-11-2007 saat 20:32
Lotus_1071 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-10-2007, 19:31   #202
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 21-07-2007
Şehir: Tuzla/İstanbul
Mesajlar: 389
Galeri: 7
Sn.Lotus 1071
Aynen dediğiniz gibi, neticede kendi deneyimlerimi yaşıyorum.
Teşekkürler)

tugo Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-10-2007, 03:01   #203
Ağaçsever
 
nacrun's Avatar
 
Giriş Tarihi: 18-08-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 32
SAYIN ARKADAŞLAR şu anda güllerden çelik alma zamanı, eğer güllerini budayacak arkadaşlar varsa çeliklerinize talibim. Mumkünse ziyan olmasınsın, bizde yetiştirme imkanı bulalım şimdiden ilginize teşekkür ederim.herkeze hayırlı bayramlar.

nacrun Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-10-2007, 16:05   #204
Yeni Üye
 
dilek tekir's Avatar
 
Giriş Tarihi: 07-05-2007
Şehir: Bursa
Mesajlar: 9
Gül Dikimi / çoğaltilmasi

Sevgili bilir büyüklerim ve küçüklerim.
Annemin İzmirdeki evinde çeşit çeşit gül var.
Hepside en az 15 yıldır o bahçedeler.
Beyaz pembe kırmızı fuşya bide kırmızı çardak gül.
Hepside çok güzel (maşallah)
Ama ev bizim değil kira yani. Önümüzdeki haziran ayında evden çıkılacak gibi.
Biz çıktıktan sonrada o çiçeklere kimse bakmaz. Bu yüzden ben o güllerden çoğaltmak istiyorum. ama daha önce hiç gül çoğaltmadım.
Hangi aylarda nasıl çoğaltılır.
Bide ben bu bayram bursaya dönerken her gülün tohumundan getirdim.
hani çiçek açar dalında solar dökülür yerine şöle topan bişi çıkar olduğu yerde içinde tanecikler vardır. işte bunlar gül tohumu diye biliyorum. bunlardan da çoğaltmak mümkün müdür??

bu konuda sitede arama yaptım ama biş bulamadım.
yardımlarınız için şimdiden sağolun.

dilek tekir Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 17-10-2007, 18:05   #205
agaclar.net
 
Mine Pakkaner's Avatar
 
Giriş Tarihi: 06-01-2006
Şehir: İzmir
Mesajlar: 10,563
Galeri: 99
Çelikten yetiştirme için bu başlığı baştan üşenmeden okuyun. Tohumdan gül yetiştirme içinse tohumdan gül başlığına bakın. Arama makinasına sorunuzu yazar ve postaları göster şıkkını işaretlerseniz bu konuda yazılmış, içinde aradığınız kelimeler geçen tüm mesajları size gösterir.

Mine Pakkaner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-11-2007, 02:35   #206
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 24-09-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 7
Galeri: 2
Güllerin aşılanması hk.

Bahçemde çok beğendiğim,kokulu,leylak rengi bir gülüm var.Bahçeye girer girmez nefis kokusu ve rengi herkesin dikkatini çekiyor. İki gün önce budayarak çeliklerini saksılara diktim. Ancak daha çok genç bir fidan.Bilen arkadaşlardan ricam şu; Bu fidandan diğer güllere aşı yapabilirmiyim? Yapabilirsem nasıl yapabilirim? Şimdiden teşekkür ederim.

oktayk Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-11-2007, 03:51   #207
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 10-04-2007
Şehir: Bandırma
Mesajlar: 458
Yaz sonunda alacagınız gözleri aşı yapacagınız anaca yamayarak yapacaksınız aşıyı.

A.Şahin Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 06-11-2007, 21:49   #208
Ağaç Dostu
 
Giriş Tarihi: 27-01-2007
Şehir: BURSA
Mesajlar: 736
Galeri: 56
Alıntı:
Orijinal Mesaj Sahibi oktayk Mesajı Göster
Bahçemde çok beğendiğim,kokulu,leylak rengi bir gülüm var.Bahçeye girer girmez nefis kokusu ve rengi herkesin dikkatini çekiyor. İki gün önce budayarak çeliklerini saksılara diktim. Ancak daha çok genç bir fidan.Bilen arkadaşlardan ricam şu; Bu fidandan diğer güllere aşı yapabilirmiyim? Yapabilirsem nasıl yapabilirim? Şimdiden teşekkür ederim.
Sevgili Oktayk
Gülünüzün bir çeliğine talip olsam, bana gönderebilirmisiniz?

Selamlar

Sergüzen Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 09-11-2007, 21:47   #209
Yeni Üye
 
Giriş Tarihi: 07-11-2007
Şehir: istanbul
Mesajlar: 4
gül çeliği

herkese merhaba
siteye yeni üye oldum.bana yardımcı olmanızı istiyorum.geçenlerde gül çeliği aldık.ben bunları belirli bilgiler doğrultusunda diktik.özel toprak aldık ve 3'er li şekilde saksılara diktik.benim bildiğim ve buradan okuduğum kadarıyla kasım ayı uygun zamanmış.Diktikten sonra belirli ölçüde suladık ve dikimi takip eden günlerde de sulama işlemini devam ettik.Çok fazla sulamıyoruz sadece nemli olmasına özen gösteriyoruz.
Benim öğrenmek istediğim izlediğimiz yol yararlı olur mu?Ayrıca burada okuduklarım hem bana yardımcı oldu hemde biraz düşündürdü.Çoğunlukla çeliklerin kuma dikildiğini okudum.biz kum yerine özel toprağa diktik.birde kasım ayı bazıları için uygun değilmiş.hangisi doğru hangisi yanlış kafamız karıştı.
buarada çeliği aldığımız güller yediveren....
ben yaptığımız çeliklerin fotolarınıda yolluyorum.Yardımcı olursanız sevinirim

teşekkürler...

Eklenen Resimler
  
Bilge Kerem beğendi.
elifipek Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Eski 10-11-2007, 18:06   #210
Ağaç Dostu
 
Todor's Avatar
 
Giriş Tarihi: 30-07-2006
Şehir: Yalova
Mesajlar: 6,959
Galeri: 29
Hoşgeldiniz Elifipek.

Sorularınızı kendisine ait konu altında sormanız yeterli. Diğer açtığınız başlığı sildim. Sorunuza cevap alana kadar, Yeni gelen arkadaşlar, kendinizi tanıtın... başlığında kendinizi kısaca tanıtırsanız ve Forumda, Türkçenin doğru kullanımı hakkında başlığını okursanız seviniriz. Bilgi ve tecrübeleriniz kapsamında paylaşımlarınızı bekliyoruz. Hoş geldiniz

Todor Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla Başa Dön
Cevapla

Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konu gönderemezsiniz
Konulara yanıt veremezsiniz
Ek dosya yükleyemezsiniz
Kendi gönderilerinizi düzenleyemezsiniz

BB code Açık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şu an saat: 04:08.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Forum vBulletin Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
agaclar.net © 2004 - 2014